Namık Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Namık Kemal etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

17 Haziran 2011 Cuma

İNSANLIK MI DEDİNİZ?

"İnsanlık Nerede" başlıklı bir yazı okudum ve altına yorum yazdım, ancak gönderemedim. Gönderemediğim yorumuma da kıyamadım. O yazıyı buradan okuyabilirsiniz.
İşte bu da yorumum, sizin yorumunuz da eklenirse ne güzel olur değil mi?


Alışamadım, kendi ülkemde bir yaban gibi dolaşmaktayım. Atacak taş da bulamıyorum, söyleyecek söz de...

"bir yerde vahim bir yanlış yapılmıştır
ne yadsımaya dilim varır
ne düzeltmeye gücüm yeter."

diyen Attila İlhan'la,

"Bunun sebebi sensin, bu viran ülke, bu yoksul insan kitlesi için ne yaptın? Bir kafası vardı aydınlatamadın..."

diyen Yakup Kadri'nin sesi kulaklarımda çınlarken gözlerim yaşarıyor, içim bulanıyor, başım dönüyor.

İnönü: "Namussuzlar kadar namuslular da...

Ve sonra:

"Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini bulunur kurtaracak bahtı kara maderini!"

diye haykıran Mustafa Kemal'in gür sesi beni kendime getiriyor. Dikiliyorum, ayağa kalkıyorum,kendime geliyorum...

"Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak..." diye ben de haykırıyorum...

"Ben yanmasam,
sen yanmasan,
nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..." diyen Nazım Hikmet'e bir selam gönderiyorum...

14 Mart 2011 Pazartesi

YANLIŞLIKLAR KOMEDİSİ

"Yazmak mı yaşamak mı" sorusuyla başlamıştım bloga, yanıtını da kendim vermiştim yine; "Neden ikisi de olmasın"diye...

Bu sıralar yaşamak yanım yazma düşüncemin önüne geçiyor. Ela'yla baş başa güzel zamanlar geçiriyoruz İstanbul'da. Bu ayrı...

Ancak toplumca yaşadıklarımız artık şaşırtmıyor beni. Aklın, bilincin, insanlığın, hakkın, hukukun, ahlakın, vicdanın, tüm değerlerin yerlerde süründüğünü görmek olağan bir duruma geldi de ondan mıdır nedir? Komik bile geliyor yapılanlar. Ama güldürmeyen bir komedi yaşıyoruz.Shakespeare'nin ilk eserlerinden biri olan "Yanlışlıklar Komedisi" gibi...

Öfke bazılarının gözünü kör; gönlünü kül etmiş; yazık bu duruma düşenlere! Nereye kadar gidebilirler ki? Keskin sirke küpüne zarar verir... Yakıp yıkarken kendilerini tüketiyorlar. Kimse bilmese kendileri biliyor oynadıkları oyunları, çevirdikleri dolapları ve bu onları çılgına çeviriyor. İsteseler de duramazlar artık. Yalan yeni yalanları zorunlu kılıyor çünkü.

Yeni değil bu yapılanlar, dün de vardı; bugün de var ; yarın da olacak. Ama bazıları ellerindeki güç gidince bir hiç olarak kalacaklar, belki yapılan çirkinlikler anımsanacak. Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak. Herkes hak ettiği şekilde anılacak.Tarihin sayfaları bu örneklerle dolu, görebilene...

BAKIN ONLARDAN BİRİ:

Namık Kemal'i Kim Öldürdü?

27 Ocak 2010 Çarşamba

HADİ GÜLÜMSE FIKRA ANLATIYORUM

Bugün fıkra örnekleri vermek geçti içimden... Ciddi konulardan sıkıldım. Bakalım beğenecek misiniz?



*NASIL OLSA GÜLMEZ:

Çok zengin, ama geçimsiz bir adam, bir cariye almak için esir pazarına gitmiş. Kendisine güzel mi güzel bir cariye göstermişler.

Adam çok beğenmiş, ancak cariye gülünce çirkin dişleri ortaya çıkmış. Adam bu yüzden kararsız kalmış.

Bu sırada yanında bulunan İzzet Molla, bu geçimsiz adama akıl vermiş:

- Efendimiz, bu cariyeyi kaçırmayın! Nasıl olsa devlethanenizde ona gülmek nasip olmaz...




*CAN ÇEKİŞME:

Büyük vatan şairimiz Namık Kemal, yazı ve konuşmalarında, İmparatorluğun sürekli gerileyen, zayıflayan durumunu anlatabilmek için sık sık:

"İmparatorluk can çekişiyor!"

ifadesini kullanıyormuş. Bunun üzerine birileri kendisine sataşmışlar:

- Yıllardır "can çekişiyor" diye yazıp söylüyorsunuz, ama hala ayakta duruyor, yıkılacak gibi de görünmüyor...

-Benim dediğim, bakkal Mehmet Ağa'nın can çekişmesi değil, koskoca Osmanlı İmparatorluğu'nun can çekişmesidir. 600 Yıllık İmparatorluğun can çekişmesi elbette bir yarım yüzyıl sürer..
.




*SON FIKRA:

Mansur'a gelip ahali-i Şam
Valileri zulmün etmiş ilam
(Şam halkı valilerinin zalimliğinden yakınmış.)


Mansur demiş ki: "lütf-u Bari
Ta'un yok a beldenizde bari?"
(Şehrinizde veba (ta'un) hastalığı yok, ona şükredin )



Etmiş birisi hitaba ağaz.
Olmuş bu cevap ile suhansaz:


"- Bitmekse muradınız ahali
Ta'un yerine yeter bu vali."

( Amacınız ahaliyi bitirmekse vebaya gerek yok,

onun yapacağını bu vali zaten yapıyor.)

(Keçecizade İzzet Molla)



NOT: Tüm emekçilerimize selam olsun...

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...