



Yerdeki cevizi ağzına alıyor, havalanıyor; sonra pat diye cevizi bırakıyor. Hemen cevizin yanına uçuyor, bakıyor olmamış, aynı şeyi bir iki kez daha yükseğe çıkarak yineliyor. İşlem tamam ceviz kırılıp yenecek duruma gelmiş oluyor... Kim demiş kargalar aptal diye...
İki kez tanık oldum karganın cevizle mücadelesine. Biri büyük kızımın balkonundan, diğeri küçük kızımın penceresinden, ancak ikisinde de havada yakalamayı başaramadım. Ama olsun, arabaların arasında görünüyorlar işte... Benim fotoğrafçılığımdan ne olur!
Zaten asıl konu da bu değil. Şu kargalara budala mudala diyoruz ya o dokundu bana. Onlar akıllı da tilkiler çok kurnaz. Hele bir de zayıf noktayı bulduklarında iyice tilkileşiyorlar, başlıyorlar her kanaldan nağme yapmaya:
"Ooooo Karga Cenapları Merhaba, ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz, tüyleriniz gibiyse sesiniz sultanı sayılırsınız bu ormanın!"
Keyfinden aklı başından gider bay karganın, açınca ağzını...
Tilkiler çok ortalıkta, onların oyununa gelecek miyiz? Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinirmiş. Dostlar da acı söylermiş...
İyi dinlenceler olsun herkese.
Tilkilere uzak, dostlara yakın olun...
Ben iki ev arasında gidip geliyorum,
ama en çok Ela tarafındayım.