dalkavuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dalkavuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

6 Kasım 2010 Cumartesi

KİM DEMİŞ APTAL DİYE






Yerdeki cevizi ağzına alıyor, havalanıyor; sonra pat diye cevizi bırakıyor. Hemen cevizin yanına uçuyor, bakıyor olmamış, aynı şeyi bir iki kez daha yükseğe çıkarak yineliyor. İşlem tamam ceviz kırılıp yenecek duruma gelmiş oluyor... Kim demiş kargalar aptal diye...

İki kez tanık oldum karganın cevizle mücadelesine. Biri büyük kızımın balkonundan, diğeri küçük kızımın penceresinden, ancak ikisinde de havada yakalamayı başaramadım. Ama olsun, arabaların arasında görünüyorlar işte... Benim fotoğrafçılığımdan ne olur!

Zaten asıl konu da bu değil. Şu kargalara budala mudala diyoruz ya o dokundu bana. Onlar akıllı da tilkiler çok kurnaz. Hele bir de zayıf noktayı bulduklarında iyice tilkileşiyorlar, başlıyorlar her kanaldan nağme yapmaya:

"Ooooo Karga Cenapları Merhaba, ne kadar güzelsiniz, ne kadar şirinsiniz, tüyleriniz gibiyse sesiniz sultanı sayılırsınız bu ormanın!"
Keyfinden aklı başından gider bay karganın, açınca ağzını...

Tilkiler çok ortalıkta, onların oyununa gelecek miyiz? Her dalkavuk bir alığın sırtından geçinirmiş. Dostlar da acı söylermiş...

İyi dinlenceler olsun herkese.
Tilkilere uzak, dostlara yakın olun...

Ben iki ev arasında gidip geliyorum,
ama en çok Ela tarafındayım.

26 Şubat 2008 Salı

KRALIN SARAYI

"
Haşmetli arslan merak etmiş bir gün
Kimlerin kralıyım ben, diye.
Fermanlar yollamış dört bir yana
Turalı, muralı.
"Milletim gelsin, demiş sarayıma,
Herkesi birden çağırıyorum,
Tam otuz gün açık oturum.
Ve kurultay kurulmadan önce
Bir şölen, milletimin gönlünce.
Herkes yesin içsin, eğlensin,
Kral nasıl olurmuş görsün. "
Fermanı okuyan koşmuş,
Yollar dolup taşmış.
Saraya gelince ne görsünler :

Bir mezbahaymış meğer
Saray dedikleri yer.
Girer girmez bir koku, bir koku...
En önde giren ayı, tıkamış burnunu,
Sen misin sarayın kokusunu beğenmeyen ?
Bir pençede boylamış öbür dünyayı,
Burnunu tıkayan ayı.
Maymun hak vermiş krala,
Aklı sıra yaranacak budala :
"--Aman sultanım demiş pençenize sağlık,
Bu saray bu koku nasıl sevilmez ?
Mis gibi kokuyor ortalık ;
Güller sarmısak kalır bana sorarsanız,
Bu kokunun yanında ! "

Arslan tüh demiş bu kadarına,
Bakmış hemen maymunun da icabına.
Bu arslan bir başka türlü arslan
Neron, Kalıgula falan soyundan.
Tilki, tam bunu düşünürken kral sormuş :
"-- Sen söyle bakalım demiş
Nasıl kokuyor bu saray ?"
Tilki özür dilemiş :
"-- Üzerinize afiyet nezleyim. " demiş.
Allem kallem değiştirip konuyu,
Güme getirmiş kokuyu.
Saraylılar kulağınızda küpe olsun :
Ne açık sözlü olun,
Ne de dalkavuk maymunca.
Zaman zaman da kaytarın tilki gibi
Bir şey sorulunca.
"
( Lafonten, Çeviren: Sabahattin Eyüpoğlu )

10 Şubat 2008 Pazar

DURSUN BEBEĞE NİNNİ

"
Merhaba Dursun Bebek Merhaba
İşte su,
İşte ışık,
İşte hava
İşte Dursun Bebek bizim dünya.
Dandini dandini dastana
Dursun Bebek uyusun
Uyusun da aman çabuk büyüsün
Danalar girmiş bostana
Daha neler var neler var daha
İşte kundak
İşte hapis
İşte kavga
İşte Dursun Bebek bizim dünya.
Dandini dandini dastana
Bostana girmiş danalar
Böyle tosunlar doğursun yarına ninni
Bizim aslan gibi analar.
"
(M.C.Anday)

Bir süre yazılarıma ara vermek zorundayım. Biraz da KANSERLE SAVAŞ Çalışmalarına katılacağım. Çok yakınım yarın ameliyat olacak. Çok üzgünüm.
Çernobil'i önemsemeyen eski Atom Enerji Kurumu Başkanını hatırladım şimdi. Hatırlayan var mı bilmiyorum. Bizi kandırmak için "Vallahi Billahi radyasyon yok!" demişti. Bunu diyen din adamı değil, güya bilim insanı...
Dinci diye böyle kişileri bilimsel kurumların başına getirirsek olacağı bu... Bu kadar insanımızın sorumluluğundan nasıl kurtulacak, vicdani sorumluluktan?
Hava Yollarının başına birini getirdiler, hava alanında deve kurban etti. Sanırım kendisi de inanamadı, öyle sevindi, öyle sevindi ki koç yetmedi; deve kesti...
Beyler yeter! İnsaf edin. Vallahi böyle giderseniz cehennemde de yer bulamayacaksınız. Kişisel hırslarınızdan sıyrılın yeter! Biraz da insanların gerçek sorunlarıyla ilgilenin.
Pastör, bugün bütün insanlığa hizmet ederek, sadece türbanla sevap kazanmayı umanlardan daha iyi bir yerde olamaz mı? Lütfen düşünün...
Bir ülke herkesin inancına uyularak yönetilmez. Kimseyi memnun edemezsiniz.Verdikçe daha diyeceklerdir... Sonunda verecek bir ödününüz kalmayınca ne yapacaksınız... Dalkavuklardan bir anlığına uzaklaşsanız
" KIRAL ÇIPLAK! " diye bağıranların ne kadar haklı olduğunu göreceksiniz.
Laiklik sizin de kurtuluşunuz olacak.
" Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir." unutmayınız. Yine unutmayınız ki sadece türbana takarak HASTALIKLARI, YOKSULLUĞU, TERÖRÜ, İŞSİZLİĞİ , EĞİTİMSİZLİĞİ ÇÖZEMEZSİNİZ... Bir süre yeterince eğitmediğiniz halkın çoğunluğunu , nicelikçe çoğunluğunu kandırırsınız. NİTELİKÇE ÇOĞUNLUK YAPTIKLARINIZIN YANLIŞ OLDUĞUNU HAYKIRIYOR. ACABA NEDEN? HİÇ DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?
AYDINLANANLAR SİZDEN UZAKLAŞIYOR.
Beynimizin bu kadar korunaklı olması onun önemini vurgulamaya YETMİYOR MU?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...