erken boşalma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
erken boşalma etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Mayıs 2011 Çarşamba

ÇOCUKLAR YAPINCA HATA BÜYÜKLER YAPINCA KAZA MI DİYECEĞİZ YGS'DE DE?


Bilirsiniz, sınavlarda öğrencilerin yaptığı dört yanlış soru bir doğruyu götürüyor.
Peki sınavı yapan koca koca Profesörlerin yanlışlarını ne yapacağız? Bakar mısınız?

*Yanlışlıkla(!) şifreli kitap hazırlandı.

*Tüm AKP'liler, Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı da dahil yanlışlıkla(!) hemen tatmin olduklarını açıkladılar, şifre yok, dediler.

*Soruşturmayı yürüten Ankara Cumhuriyet Başsavcısavcı vekiline "Sınavın iptali gerekir mi?" sorusu yöneltildi. Verdiği yanıt: "Ben karışmam, soruşturmama bakarım!" dedi.

*Sekiz ilde cezaevlerinde yapılan sınavda, Fen Bilimleri testinin hatalı basıldığı belirlendi ve bu illerde sınav iptal edildi ve cezaevlerindeki YGS yeniden yapıldı.Soruları kim, nasıl, ne zaman, neye göre hazırladı bilmiyorum. Bu eşitlik ve adalet ilkesine aykırı değil mi? Sorular kolaysa diğer öğrencilere; zorsa hapishanedeki öğrencilere haksızlık sayılmaz mı?

*24 Nisan'da yapılan Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitim Giriş Sınavında (ALES) hatalı soru kitapçığı basıldı. Diğerleri sınavdayken beş yüzden fazla öğrencinin sınavı yapılamadı. 15 Mayıs'ta bu öğrencilere yeniden sınav yapılacakmış. Aynı sorun burada da var. Kolay da olsa; zor da olsa adalet ve eşitlik sağlanamayacak.

*Veeee son olarak, öğrencilerin puanlarının yanlış hesaplandığı ortaya çıktı iyi mi?

"Kopya yokmuş!" dedi etkili ve yetkililer. Gerekçe olarak geçen yıllara göre başarıda bir farklılık olmadığı, hatta düşüş olduğu açıklandı. Şimdi şeytan beni dürtüyor, öğrencilerin puanları kasıtlı olarak mı düşük gösterildi? Örneğin 133 puan aldığı açıklanan öğrenci şikayet edince,bir gün sonra anlaşıldı ki aynı öğrenci aslında 427 puan almış, yanlışlıkla (SEHVEN) 133 olarak açıklanmış! 126 puanla hiç bir yere giremeyeceksin denen öğrencinin 485puan aldığı anlaşılmış, ilk 200'e girmiş...

Google'ye başını vurup benim bloguma düşen öğrenciler o kadar çok ki... Çocuklar "YGS şikayet dilekçesini nasıl yazarım, bir örneği var mı diye soruyorlar google amcaya!
Yanlışı düzelttirmek için dilekçeyle birlikte ÖSYM'ye beş lira ödemeleri de gerekiyor. ÖSYM yanlışlıklarını bile paraya çevirirken bu çocuklara kim sahip çıkacak?

Yine çocuklar yapınca hata; büyükler yapınca kaza diyip geçecek miyiz?

not:Eskiden "salak" sözcüğünü küfür olarak değerlendiren ben, içimden sessizce küfür ediyorum. Yakında küfürbaz olursam hiç şaşırmayacağım...

13 Nisan 2011 Çarşamba

ERKEN BOŞALMA


Herkesten özür dilerim.
Başlığı "Erken Konuşma" ya da "Erken Tatmin" olarak düşünmüştüm,ama SEHVEN(yanlışlıkla) ERKEN BOŞALMA diye yazmışım.

Bunun dışında başka bir amaç aramaya kalkanlar provakatördür. Bazı güç odaklarının piyonudur. Başarılarımı kıskanan, yazılarımın okunmasını engellemeye çalışan kötü niyetli kişilerdir. Biraz hoşgörü lütfen...

Hem sadece ben mi SEHVEN yaptım?
Sehven, insanlar yıllarca hapiste yatıyor.
Sehven, onların suçsuz olduğunu kanıtlayacak belgeler işleme konmuyor, bir yerlerde unutuluyor.
Sehven, telefonlar dinleniyor, insanlar takip ediliyor.

Sehven, tutuklu gencecik teğmenimizin telefonuna hizbullahın telefonları polisler tarafından ekleniyor.
Sehven, hizbullahçılar serbest bırakılıyor.
Sehven, eli kanlı canilerle ülkenin kaderi konuşuluyor, planlanıyor.

Sehven, sınav soruları şifreleniyor.
Sehven, Antalya Vali Yardımcısı, izinli gününde, ninesini-dedesini de soksa kazanabileceği, şifreli sınavın iptali için gösteri yapan liseli öğrencileri yuhalıyor. Eşi ve iki oğlunun da girdiği şifreli sınavdan belli ki kendisi çok tatmin olmuş.

Hükümet üyeleri büyükten küçüğe hemen tatmin olduklarını açıklıyor.

Başbakan da biraz gecikmeyle tatmin olduğunu açıklıyor.

İşte Erdoğan'ın yorumu:
"ÖSYM Başkanı'nın yaptığı açıklamalardan ben tatmin oldum. Birilerinin tezgahı bozuluyor ki bu işten çok rahatsızlar.
Şu anda çok farklı bir uyguluma ile çok daha dinamik bir yapı ile kaliteyi artırıcı bir imtihan sistemi gerçekleştirildi.
Kendilerine başarılar diliyorum. Zaman kaybıyla ikinci imtihanı engelleme gayreti var. Sokaklara kimlerin döküldüğü ortada.
Bunların provakatif eylemleri YGS imtihanını da olumsuz yönde etkilememelidir.
Burada samimi olarak kazananlara başarı temennilerimi iletiyorum."
Ancak şimdi yeni bir durum ortaya çıktı.Her gün, saat on birde, sabırsızlıkla beklediğim, CNN Türk'ün "Medya Mahallesi" programında Abbas Güçlü ÖSYM Başkanının öğrencilere gönderdiği mektubu açıkladı. İşte o haber:
"YGS sınavında ortaya çıkan 'şifreleme' iddiaları ile ilgili olarak ÖSYM Başkanı Prof. Ali Demir'den şok bir itiraf geldi. YGS'deki şifreleme iddiaları ile ilgili olarak adaylara mektup gönderen ÖSYM Başkanı Demir, YGS'de şifreleme hatası yapıldığını ancak hatanın kasıtlı değil, 'sehven' yapıldığı belirtildi.
CNN Türk'te yayınlanan Medya Mahallesi'ne konuk olan Milliyet gazetesi eğitim yazarı Abbas Güçlü, Demir'in öğrencilere yazdığı mektubu ilk kez açıkladı ve ÖSYM Başkanı Demir'in mektubunun 'itiraf' anlamına geldiğini vurguladı.
Abbas Güçlü, Başbakan Erdoğan'ın 'Ben tatmin oldum' açıklamasını da "Görülüyor ki Başbakan'ın konuyla ilgili bilgisi yok" sözleri ile değerlendirdi."
KPSS sorularının çalındığı iddiaları üzerine de erken konuşmuşlardı, sonra sınav iptal edildi, soruşturma açıldı. Gerçi soruşturmada, belki de sehvenlikler çok olduğu için, henüz sonuç alınamadı, ama geç de olsa adalet yerini bulacak, gerçek suçlular cezasını çekecektir. Yakında ÖSYM sınavı da iptal olacaktır. Bekir Coşkun'un dediği gibi çorbaya sinek düşmüş, mide bulanmıştır bir kez. Kaçış yok...
Madem başlığı sehven "Erken Boşalma" yazdım, o konuda da kısa bir bilgi sunayım. Bakalım neymiş:

"Erkeğin boşalma refleksi üzerinde çok az kontrol sahibi olduğu veya hiç kontrol sahibi olamadığı ve boşalmasını kontrol edemeyeceği hissine kapıldığı durumu yaşamasıdır . Kontrolsüz boşalma yaşayan erkekler yoğun utanç, yetersizlik , eksiklik hisleri ve aşağılanmış,küçük düşme hisleri ile baş başa kalmaktadır.
Bu durumu yaşamak erkeğin iç dünyasında yaşadığı duygularının etkisiyle kırılma yaşamasını sebep olmaktadır.Eşiyle ilişkilerine olumsuz olarak yansıdığı gibi hayatının her alanda yaşadığı kırılmanın etkisini görmek mümkündür.Yaşanan bu durumun incinmenin etkisiyle insan ilişkilerinde öfkeli ,kendine olan güvenin azaldığı yada aşırı kendini ispat gayreti içerisinde davranışlar olarak yansımaktadır.Veya yaşanan incinmenin etkisiyle sorun yok sayılabilinmektedir. BURADAN ALDIM.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...