hayvanlar alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hayvanlar alemi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Aralık 2009 Cuma

KURTULDUK (MU) EŞEKLİKTEN?



GENE Mİ ÜZDÜN ANNENİ


Nasrettin Hoca pazardan
Bir eşek satın aldı
Evine götürürken
Yedeğinde çekti onu
Binmeye kıyamadı

Hoca yola çıkarken
Hırsızlar gördü onu
Peşine takıldılar
Eşeğini çalmak için
Güzel bir plan yaptılar

Issız bir yere gelince
Hırsızlardan birisi
Anadan doğma soyundu
Çıkardı eşeğin yularını
Taktı kendi boynuna
Ellerini yere koyup
Eşek gibi yürüdü
Hocanın ardı sıra

Hoca sevine sevine
Akşam ulaşınca evine
Dönüp arkasına baktı
Gördü ki ne görsün
Eşek diye getirdiği
Çıplak bir adamdı

Çıkıştı adama Hoca
Sordu sen kimsin diye
Ben mi dedi çıplak adam
Başından geçenleri
Anlattı ezile büzüle:

Ben küçükken
Yaramaz bir çocuktum
Benzemezdim kimseye
Tanrı beni eşek yaptı
Annemi üzdüm diye

Öptü Hoca'nın elini
Çok sağol efendim dedi
Tanrı razı olsun senden
Sen beni satın alınca
Yeniden insan oldum
Kurtuldum eşeklikten

Yuları boynundan çıkarıp
Hırsızı bırakırken
Sıkı tembih etti Hoca
Haydi git güle güle
Bu sana bir ders olsun
Bir daha anneni üzme

Hocamız ertesi hafta
Yeni bir eşek için
Bir daha gitti pazara
Çaldırdığı eşeğe rastladı
Kimseye duyurmadan
Kulağına fısıldadı:

Seni yaramaz seni
Gene mi üzdün anneni
Sen bu yolda gidersen
Kurtulamazsın eşeklikten

(Ali Yüce)



1 Kasım 2009 Pazar

HAYVANLAR ALEMİ








Masal bu ya, bir zamanlar ülkenin birinde veba salgını başlamış. Salgın ki ne salgın! İnsanlar, hayvanlar art arda ölüyormuş... İnsanlar için aşı bulunmuş da hayvanlarla ilgilenen pek olmamış.

Yaşam mücadelesi veren hayvanlar çaresiz. Yiyecek bir lokma hayvan bulamaz duruma gelmişler. Aslan bunun üzerine toplamış bütün hayvanları:

"Dostlarım bu 'veba', Tanrı'nın bize verdiği bir cezadır. İçimizde kim günahkarsa bulup çıkaralım. Onu Tanrı'ya kurban edelim." demiş.

Tilki:

"Sayın kralım bunu anlamak için ne yapmalıyız? diye sormuş.

Aslan gülmüş:

"Kolay" demiş. " Herkes ne günah işlediyse söylesin. Önce ben anlatacağım günahlarımı." diye de eklemiş. Başlamış anlatmaya:

"Pis boğazım yüzünden çoook koyun yedim? Hadi koyun yenir diyelim, hiç çoban yenir mi? Ne yazık ki ben yedim. Alın benim canımı, feda olsun size! Ama ondan önce siz de benim gibi suçlarınızı söyleyin." demiş.

Tilki:

"Aman sultanım, sizinki kötülük değil, iyilik... Ne olmuş yani o suskun koyunları yemişseniz? Çobana gelince iyi bir ders vermişsiniz! Koyun gütmede ne oluyor? Başka iş mi bulamadı? Satsaydı koyunları zengin olurdu..." demiş.

Tilki bunları söyleyince ormandaki tüm hayvanlar onu alkışlamışlar.

Sonra sırayla gelip kendi suçlarını anlatmışlar. Hepsi de haklı bulunmuş. En azılı olanın bile bir evliya olmadığı kalmış.

Sıra gelmiş eşeğe. Eşek söz almış:

"Bir gün hiç unutmam, papazların çayırından geçiyordum, çok da acıkmıştım. Şeytan dedi ki şu yeşil çayırlardan bir tutam ye! Ben de dayanamadım, koparıp yedim..."

Bunu söyler söylemez bütün hayvanlar bağırmaya başlamış, her kafadan aynı ses çıkıyormuş. Neredeyse o anda parçalayıvereceklermiş eşeği! Neyse ki kurt yargıç olup kürsüye çıkmış:

"İşte, içimizdeki günahkar olan bu mendebur yüzünden Tanrı bizi cezalandırıyor. Onu Tanrı'ya kurban etmeliyiz!" diye kararını açıklamış.

Kurdun bu önerisini haklı bulmuş tüm hayvanlar. Zavallı eşeği oracıkta öldürüp parçalamışlar...

Bir masal anlatmak istedim sadece...

28 Mart 2008 Cuma

HAYVANLAR ALEMİ


İNSANLAR
Her zaman , fakat bilhassa
Beni sevmediğini
Anladığım zamanlarda
Görmek isterim seni de
Annemin kucağından
Seyrettiğim insanlar gibi,
Küçüklüğümde...
SEVGİLİ İNSAN KARDEŞLERİM...
Ben sizin bildiğiniz kedilerden değilim... Ben okumayı da yazmayı da severim. Orhan Veli 'nin şiirlerini de severim, biri hariç. Neymiş :
Sen ciğercinin kedisi
Ben sokak kedisi...
Geçti o günler... Görmüyor musunuz, çağlar değişti, bilgi çağına girdik. Evet sokak kedileri de ciğercinin kadileri de var, var ama şimdi kedi hakları da var... Biz kediler olarak mücadelemizi sürdüreceğiz, lütfen bizi destekleyiniz. Peki biz ne istiyoruz ?
Tüm kediler sokak kedisi gibi özgür, ciğercinin kedisi gibi de bolluk içinde yaşasın ! Sevmediği, inanmadığı, beğenmediği şeyleri özgürce söyleyebilsin. Hakkını, birilerine yaranmak için kuyruk sallayarak almak zorunda bırakılmasın... Çok şey mi istiyoruz ?
Yalnız artık soba, kalorifer sıcaklığına sığınıp sürekli mışıl mışıl uyuma devri de geçti. Biz de çalışmalıyız. Hakkımızı alıncaya kadar da mücadeleye devam...
Önce bilgisayar öğrenmeliyiz, sonra da dil... Kedice yetmiyor artık, insanca da öğrenmeliyiz... Tembel tembel oturanları uyarın.
Mücadele etmek, sesini duyurmak bu ortamda kolay değil ! Neyse ki evde bilgisayar var. Bütün gün bana kalıyor. Onlar işteyken sizlerle kolayca iletişim kurabiliyorum... Siz de öğrenin çok yararlı bir alet... Yalnız tehlikeli siteler de var... Dikkatli olun. Geçen gün bir karga sitesine denk geldim. Kargalar koru halinde seni annene söyleyeceğiz diye tutturmasınlar mı ? Orhan Veli'nin şu şiiriyle kurtuldum bu seferlik :
Kargalar, sakın anneme söylemeyin
Bugün toplar atılırken evden kaçıp
Harbiye nezaretine gideceğim.
Söylemezsiniz size macun alırım,
Simit alırım, horoz şekeri alırım.
Veda zamanı geldi, birazdan dünya tatlısı sahiplerim gelecek, bilgisayarı kapatmam gerekiyor. Ortalığı da biraz düzeltmeliyim, bugün çok dağıttım.
Sizlere de son bir şiir:
Dinle bakalım işitebilir misiniz
Türküsünü damların, bacaların
Yahut da karıncaların buğday taşıdıklarını
Yuvalarına...
NOT:
(I ) Kedinin anne ve babasından özür dilerim. Artık kediniz çok meşhur olmuş, yerinde duramıyor. Bugün de kaçıp bize geldi. Şimdi sevgilerimle size gönderiyorum, bu akıllı, sevimli kedinizi... Kedileri böyle ise sahipleri kimbilir nasıl akıllıdır.
(II) Sevgili okuyucularım hayvan deyip geçmeyelim, onları sevelim, koruyalım.Saygılarımla...
(III) Şiirler Orhan Veli'den.

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...