SEZİ-YORUM: Yardım (İlgi Desteği) Ricası
NEHİR İDA: YARDIM RİCASI
" Önceki gün sözünü etmiştim. Akşamında hastanede sonlanan bir atak
yaşadım. Şimdi çok daha iyiyim. Birkaç yıldır sürekli araştırıyorum ama
ne yazık ki bu kadar yaygın bir hastalığın herhangi bir derneği veya
örgütlenmesi yok. Birkaç defa girişimlerim de oldu ama bireysel
çabalarla yasalara bir şeyleri dahil etmek mümkün değil. Avrupada FMF
hastalarının uygun istihdamı ve kazanılmış birçok dava örneği olmasına
rağmen Türkiye de birşeye rastlayamadım. Facebook grupları olduğunu
okudum ama girişimlerine tanık olamadım. Bende Fmf kaynaklı
olduğu düşünülen epeyce sorun var. Bunların 1 tanesi bile hayat
kalitesini düşürebilecek hastalıkken hepsini varın siz düşünün."
DEVAMI:
EK: Katkı sağlamak isteyenler fecabooktaki sayfaya katılabilir. ŞURADAN ulaşabilirsiniz.
yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
yardım etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
21 Şubat 2013 Perşembe
2 Haziran 2010 Çarşamba
ESKİDEN İSRAİLLE BÖYLEYDİNİZ
Temizleyin Sizin Olsun!
Tam bir yıl önce 28 Mayıs 2009'da yazdığım yazı bu...
O zamanlar İsrail'le pek iyilermiş!
Akıl unutuyor, kalem unutmuyor.
Sevgilerimle...
EK: Neopolitik'e bakar mısınız?
Çok ilginç değil mi?
11 Mart 2009 Çarşamba
YAŞASIN KEY KEY

Genç arkadaşlarım duydu mu bilmiyorum. Duysalar da ilgilenirler mi bunu da bilmiyorum. İlgilenseler ne işlerine yarayacak onu hiç bilmiyorum...
Gençlerin çoğu işsiz!.. İşleri olanlar da memur değil; özel takılıyorlar. Öğrenciler için değişen bir şeyler belki olur...
Yine de bencillik etmeyin lütfen. Bizim sevincimize siz de katılın!
Memura ve emekliye sıra gelmiş. Bir seferlik de olsa 300 TL yardım parası vereceklermiş! Duydum, çıldırdım! Ne zaman ne zaman diyip evin içinde turlamaya başladım. Başbakan bizi de 'yiğit' olarak görmeye başlamış. Halimizi anlamış!
"Yiğit muhtaç olmuş." dedi, gözlerim doldu. Hele bir de "Yoksulun sırtından doyan doyana!" deseydi kendimi artık hiç tutamazdım. Hüngür hüngür ağlamaya başlardım. Acıdı da "Yoksulun sırtından doyan doyana " bölümünü atladı çok şükür...
Padişahım Çok Yaşa, diyeceğim, diyemiyorum. Bu kadar iyilikten sonra "Bilmem söylesim mi söylemesem mi?"
Ayıp olacak ama ben yine de söyleyeceğim. Unutmuşlarsa belki anımsarlar.
Arkadaşlar, benim devletten alacağım var. Devlet bana borçlu! Borcunu ödemediği gibi, ne zaman ödeceğini de söylemiyor. Siz bilmezsiniz bunu, ama belki büyükleriniz de aynı durumdadır. Sorun onlara, bin ahh işitin.
Şu konut edindirme yardımından, yani KEY'lerden söz ediyorum. Bu bizim hakkımız. Hak edenlerin bir kısmının parasını verdiler, bir kısmınınkini vermediler...
Acaba diyorum bir kusur mu ettik ki hakkımız olan parayı vermediler? O parayı verselerdi şimdi yardıma bu kadar muhtaç olmazdık. Ağrıma gidiyor anlayacağınız.
Sonra da sırada kimler var diye düşünüyorum. Sanırım iş adamlarında sıra... Yandaşları demiyorum. Onlar sırasını baştan savdı. Aldılar alacakları kadarını...
Yandaş olmayanlar iş yerlerini kapatmaya başladı, çalışanları işten çıkardı ya, onlara da bikaç kuruş vermek lazım değil mi? Onların da çocukları var...
Ne güzel milletçe sadakaya muhtaç gül gibi geçinip duruyoruz!..
Bu arada anahaberleri izliyorum. Müzik dikkatimi çekiyor birden, Tolga Sağ söylüyor:
"Bunu duyan yürek nasıl dayana, nasıl dayana, dayana...
16 Eylül 2008 Salı
TATİL SONRASI DEPRESYON EMEKLİLİK SONRASI DEPRESYON
Biliyor musunuz özel yaşantımda benim hiç canım sıkılmadı.
Canım sıkılmadı, çünkü hiç boş kalmadım. Sürekli aklımda yapmam gereken bir şeyler vardı... Birini yaparken diğerini ne zaman yapabileceğimi düşünüyordum. Boş kalmadığım için de depresyona yakalanmadım.
Şimdi tatil sonrası , üstelik de emekli olmuşum yeni... Dur bakalım belki depresyona girebilirim. Bir haftayı geçti geleli. Henüz boş kalmadık. Dışarı çıkmak istemiyor canım. Acaba bu depresyon belirtisi mi ?
En kısa zamanda kuaföre gitmem gerekiyor. Denizin saçlarıma yaptığı olumsuz etkilerden kurtulmam zorunlu... Bu ruhuma da iyi gelecek.
Sonra sosyal etkinliklerime başlamalıyım. Üyesi olduğum Atatürkçü Düşünce Derneğine uğramalıyım öncelikle. Bu sıra öğrencilerin bursa ihtiyaçları vardır. Geçen yıllarda dört beş arkadaş birleşerek bir öğrenciye burs veriyorduk. Çocuğun kim olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz. Yoksul ve okumak istiyor, bu yeterli değil mi yardım için...
Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği de aynı çabalar içindedir. Ne yazık ki bu tür derneklere üye olanların aklı bol ,parası kıt ... Ben diyorum ki Deniz Feneri gibi derneklere para kaptırıp birilerini zenginleştirenler bir kez olsun yardımlarını , gerçek ihtiyaç sahiplerine ulaştıran derneklere verseler n'olur ?
İnanın daha çok sevap kazanacaklardır. Yardımlar yoksulluk nedeniyle okuyamayan çocuklara gidecektir. Kendileri de gönül huzuru duyacak, depresyonla tanışmayacaklardır.
Ülkemiz yoksul... Yardım kaynakları zengin. Çoğu açıkgözün iştahını kabartıyor. Şimdi ramazan fitreleri; Kurban Bayramında kurban derileri peşine düşenlere bakın ! Almanya'da "Gurbetçi" dediğimiz yurttaşlarımızdan toplananlar... Ve seksen bin camiden her gün toplanan kayıtsız kuyutsuz paralar... Ev ev ,kapı kapı dolaşan cami yaptırma dernekleri adına para toplayanlar...
İnsanlar yoğun çalışma ortamında zamansız... Ayağına gelen bu çıkar düşkünlerine yardımlarını vermenin kolaylığına da aldanabiliyorlar...
Bunun bir düzene bağlanması gerekmiyor mu ? Neden devletin kurumları buna el atmaz ki? Teknoloji olanaklarından yararlanmak işleri en azından kayıt altına almaz mı ?
Bankada bir hesap açılsa, tüm yardımlar orada toplansa, gerekli kurumlara dağıtılsa...
Bu yaptığım öneriye ben bile gülüyorum şimdi.
Bankalara güveniyor muyuz ? Hayır.
"Key" kayıtlarının yakılması sonucu yaşadığımız kargaşa, alamadığımız ' key paraları ' son örnek. Öncekiler,batan bankalar, hortumlanan hesaplar, yakınlara dağıtılan krediler...
Resmi Kayıtlara güveniyor muyuz ? Hayır.
Batan Bankalarda da duymuştuk, şimdi Deniz Feneri Davasında da gündeme geldi. İki , hatta üç ayrı hesap tutuluyor !
Birincisi: Resmi incelemelere yönelik tutulan kayıtlar...
İkincisi : Gayrı-resmi incelemeye yönelik tutulan kayıtlar(Resmi incelemelerden kaçırmak amaçlı. Şirketler,TV'ler, partiler kurulması için kullanılmaya ayrılan paralar.)
Üçüncüsü : Resmi ve Gayrı-resmi incelemelerden kaçırılan paralar. Bunların kayıtları yok. Yalnız görevli kişiler, bankadan paraları çekmişler; çok azını resmi kayıtlara yatırmışlar, çoğunu gayrı-resmi kayıtlara geçirmişler, birazını da kendilerine ayırmışlar...
Görüyorsunuz, rant büyük ! İnsanları din duygularını sömürerek kandıranlar, birbirlerini de kandırmış. "Bal tutan parmağını yalamış!"
Kişisel olarak sorunsuz olmanız yetmiyor galiba depresyonla tanışmamıza... Yaşadıklarımıza bakmak yeter de artar bile... Şöyle alt alta sadece adlarını yazıp bırakacağım son zamanlardaki olayları. Siz de depresyona girin istiyorum. Biraz da doktorlar kazansın, bilim kazansın !..
Terör
Şehitlerimiz
PKK
Sınır Ötesi Operasyonlar
GAP
BOP
AB
ABD
Şemdinli Davası(sonuçlandı)
Ergenekon Davası
Deniz Feneri Davası
AKP Kapatma Davası (sonuçlandı)
Laik Demokratik Hukuk Devletini yöneten Hükümetin " Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olmasının Anayasa Mahkemesince kabul edilmesi.(sonuçlandı)
DTP Kapatılma Davası
Şaban Dişli yolsuzluğu
Kaçak Kuran Kurslarında Ölen Çocuklarımız
Medyaya sızdırılan bilgiler
Aydın Doğan RTE kavgası
Karapazartesi (Ekonomik Kriz)
Vatandaşa:
Ramazan çadırında oruç açma
Ölmemesi için yiyecek paketi (iş değil, istediği yerden yiyeceğini alması için para değil,kendi adamlarından aldığı ,kendi seçtiği yiyecekler ! Seçme hakkı bile tanınmıyor!)
Donmaması için kömür yardımı...
Elektriğe, doğalgaza, her şeye her şeye zam...
Ben yoruldum. Aynı zamanda depresyona girdim... Doktorumu arayacağım...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
KİMSE YOK MU
"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...
-
ANKETİN SORUSU ŞU: Sizce Türkiye'nin en ÖNEMSİZ sorunu nedir? Seçeneklerden sadece birini tıklayacaksınız. Şimdiden teşekkürler...
-
Eşime sordum: "57" dedi, inanamadım! Şaka yapıyorsun, dedim. Hesapla bak, dedi. Hesapladım, hesapladım işin içinden çıkamadım......