Galeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Galeni etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Ocak 2009 Pazartesi

GALENİ-PARPALİ-LALE



Üç güzel insan... Çoğu dost bildiklerimizden daha dost... Daha gerçek, daha yakın...

Onları blogum sayesinde sanal alemde tanıdım.

Parpali'yle buluşmuştuk bir kez, ikincisini cumartesi günü gerçekleştirdik. Yağmur Bebek'le annesinin karnındayken tanışmıştı ilkinde. İkinci gelişinde evimizde canlı canlı kucaklaştılar... Kırk yıllık dostlarım kadar değerli benim için. Seni seviyorum Parpali...

Galeni... Onu hiç görmedim. Yazılarını okudum, yazılarımı okudu. Sevdik birbirimizi, inanılır gibi değil; ama sevdim ben onu. Oğlum olmayı teklif etti, ben de severek kabul ettim. Ama bunu beklemiyordum doğrusu. Sen sanal ortamda tanıdığın bir insanın torununa hediye al! Olacak iş mi bu? Ama oldu işte... O güzel yürek bunu düşünmüş, Parpali gibi dünya tatlısı bir insanın yardımıyla dünyanın en güzel battaniyesini göndermiş...

Yağmur Bebek, geceyi Parpali Ablasının getirdiği tulumu giyerek, Galeni Dayısının battaniyesinde ısınarak geçirdi. Resimde gördüğünüz battaniye işte o battaniye Sevgili Galeni... İkinize de çok teşekkür ederim. Beni çok mutlu ettiniz, dilerim siz de çok mutlu olursunuz sevdiklerinizle...

Lale... Bir güzel insan daha... O da gelecekti, ama üşütmüş biraz. Normal zaman olsa gelirdi biliyorum, öyle üşütmelere pabuç bırakacak biri değil yazılarından tanıdığım kadarıyla. Ama söz konusu bebek olunca durmuş. Ne güzel, ne ince bir duruş... Sevgili Lale, çok teşekkür ederim, düşünmüş olman öyle anlamlı ki... Eşinle, kızlarınla,dostlarınla hep mutlu ol ve yaz ki okuyanlar da mutlansın. Sevgiler sana da gitsin...


Ve diğer dostlarım... Gerek kendi blogunda sevincimi paylaşanlar, gerekse yorumlarıyla dostluklarını kanıtlayanlar, sessiz sedasız gelip okuyanlar şimdi hepinize bir sorum var:

Bu kadar dost, bu kadar insan yürek varken insanlıktan umut kesilir mi?

Kötülerin sesi çok çıkıyor. Televizyoncular, haberciler sese koşuyor. Boş tenekeler çok ses çıkarıyor diye bu güzel insanları görmeyecek miyiz? Bence tüm haberciler biraz da bloglara göz atsınlar, buradaki güzellikleri yansıtsınlar topluma. Bir gün hiç olmazsa bir gün bloglardan yansıyan yüreklerle tanıştırsınlar insanları.

Türkiye kanlı katillerle yatıp kalkmaktan bıktı usandı. Eğer hala dayanıyorsa, hala ayaktaysa bu güzel insanlarımızın sayesindedir.Sayıları sandığımızdan da çok, her yerde varlar. Sadece bloglarda değil... Yeter ki görelim, sessizlikleri asaletlerindendir, biraz dikkat lütfen, biraz özen...

Ben insanlardan da insanlıktan da ulusumuzdan da umudumu yitirmedim henüz. Bana bu duyguları yaşatan herkese yürek dolusu sevgiler, saygılar...

18 Ocak 2009 Pazar

HABERİN VAR MI?

İÇERDE


Haberin var mı taş duvar?
Demir kapı, kör pencere.
Yastığım, ranzam, zincirim.
Uğruna ölümlere gidip geldiğim
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?
Görüşmecim, yeşil soğan göndermiş.
Karanfil kokuyor cigaram
Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...

ahmed arif



"Dağlarına bahar gelmiş memleketimin..." Evet, toz duman içindeki ülke haberlerini izlemekten bunaldığım bir sırada bugün ben bunu hissettim:

"Dağlarına bahar gelmiş memleketimin..."

Haberin var mı?

Bugün Sevgili Parpali (Tülay) bize geldi...

Bahar getirdi,
Mutluluk getirdi,
Dostluk getirdi,
Yağmur'a birbirinden güzel üç giysi getirdi...

Bu kadar mı?
Yetmez mi?
Yeterdi,
Gelmesi
Yeter de artardı bile...

Ama
Haberin var mı?
Zulamdaki mahzun resim,
Haberin var mı?

Bu kadar da değil!
Taaaa Rize'den GALENİ dayısı da güzel mi güzel bir battaniye göndermiş Yağmur'uma...


Şimdi siz olsanız ne hissedersiniz?

Sözcükler boğazınızda düğümlenmez mi?
Benim öyle oldu.
Konuşmak, yazmak anlatmak istiyorum.
Olmuyor!

Sadece hissediyorum.
Umutlanıyorum...

"Dağlarına bahar gelmiş memleketimin...
Haberin var mı?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...