anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anne sütü etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

3 Mayıs 2012 Perşembe

OKUL SÜTÜ AKIL KÜPÜ

Bir Mayıs Emeğin, Emekçinin Bayramıydı, kutlandı ve bitti...

İki Mayıs'ta okullarda süt dağıtılmaya başlandı. Öğretmenlere denetim görevi verildi. Bir öğretmen arkadaş söyledi: "Çocuklar sütü o anda içecek, boş kutuyu geridönüşüm kutusuna atacaklar. Eve götürmelerine izin verilmeyecek, öğretmenler de çocukları bu konuda uyaracak!" denmiş... 

Denilen yapılmış, sütler içilmiş, kutular geridönüşüm kutusunda toplanmış ve birçok çocuk süt zehirlenmesinden hastanelik olmuş...

Süt işi kuru kumanya dağıtmaya benzemez. Sütü bozuk olanların foyasını anında yüzüne çarptı!  Yetkililerin açıklaması ise durumun traji komik tiyatro gösterisine dönüşmesine neden oldu. Duyanları acı acı gülümsetti sadece...

"Kul olayım kalem tutan ellere/ Katip arzu halim var yare söyle..." 

Arzum şudur dostlar:

 Yoksul-zengin herkese süt vereceklerine sadece yoksul ailelere süt parası verseler, isteyen istediği yerden alsa alacağını... 

Ya da en iyisi emekçinin hakkını başkalarına yedirmeseler, çalışanın hakkını verseler ya...

Emek en yüce değer değil midir?

Yok yok, şu akıl küpü sütlerden önce kendileri içse de bu bozuk düzenden tez zamanda kurtulsak...

Okul sütü
Akıl küpü

demişler ya Allah akıl fikir versin de hiç olmazsa çocuklarımıza kıymasınlar... 
Bir bardak sütle değil, çağdaş eğitimle akıllar gelişir hatırlatırım.

Haklılar, psikolojimiz bozuldu; ama bu süt içmekten değil, sütü bozuklar yüzünden... 
Doktorlar göreve... 


17 Aralık 2008 Çarşamba

İSTANBUL'DA SENİ, SENDE İSTANBUL'U SEVDİM


Bugün kızımla yürüyüşe çıktık. Aralık ayı için hava güzel sayılabilirdi. Yavaş yavaş yürüyerek sahile indik. Deniz kenarında balıkçıların saldırısına uğradık neredeyse. Zorla satacaklar balıklarını! Bana kalsa alacaktım, ama kızıma doktoru artık balık yeme demiş, vazgeçtim. Manavın önünden boş geçemedim yeşillikleri görünce...

Marol,maydanoz, roka ve yeşil soğan aldım. Pahalı, ama canlı canlıydı hepsi... Sonra kestanecinin önünde mola verdik. Hamile için fazlası zararlı olur diye yüz gram istedim. Yüz gramı üç bin lira, kilosu otuz bin mi oluyor böylece? Altın değerindeki kestanelerimizi de yedik sahilde, sıcak sıcak... Kestanenin sıcaklığı havanın soğukluğunu yenemeyince dönmeye karar verdik. Deniz otobüsü yanaşırken kıyıya bir kez daha baktım adalara... Büyükada, Heybeliada,Burgazada uzaktan göz kırptılar bize... Ben de Sait Faik Abasıyanık'a bir selam gönderdim içimden...

Dönüş yolunda kısa bir alışveriş molamız oldu bebiş için. Sonra kızım yoruldu, dinlenmek istedi, biraz durduk; küçük bir kasılma yokladı, korktum belli etmeden. Sanırım bebek doğuma hazırlanıyor... Ben de hazırlanmalıyım. Bugüne değin hep doğuma odaklanmışım, doğum sonrasını hiç aklıma getirmemişim. Ne yer, ne içer emziren anneler? Bilen varsa söylesin. Ben de araştırmalarıma başladım bile. Anne sütü, dünyanın en yararlı besini. Yağmur'un işi kolay. Yan gelip yatacak! Ekmek elden, süt memeden... Ekmek kısmı uymadı, ama süt kısmı uydu. Altı ay bir terslik olmazsa anne sütü yeterli onun için. Bilim bu kadar gelişti, anne sütü kalitesinde bir şey üretemediler daha... Annesi için bir şeyler yapmak gerekiyor ki bebiş de bol bol sütünü içebilsin değil mi?

İstanbul'un Anadolu yakası daha bir düzenli, sakin geliyor bana... Karşı daha karışık... Ama yine de her haliyle güzel bu şehir... İstanbul'da seni, sende İstanbul'u sevdim SeVGİLİ YAĞMUR...


KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...