Kral Çıplak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Kral Çıplak etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Mayıs 2011 Salı

"İNTERNETİME DOKUNMA" DİYENLER PARMAK KALDIRSIN



*"Bizden korkanlardan gördüğümüz saygı, saygı değildir. Onların saygısı bana değil, krallığadır."

*Hükümdarların kavuştukları en büyük nimet,
Halkın, hem(onların) derdini çekmesi hem de üstelik
Onları (krallarını) övmek zorunda olmasıdır."

"Kralın iyisi kötüsü, sevileni sevilmeyeni hep aynı saygıyı görür. Bir kralsam, halkın bana çatmaması beni sevmesine alamet sayılmaz, çünkü çatmak istese çatamazdı. Ardımdan gelenler dostum oldukları için gelmiyorlar, halleşip dertleşemeyen insanlar arasında dostluk olamaz."

İyi ki bugün krallar, padişahlar yok. Hala Ata'mızın sağladığı demokrasinin nimetlerinden yararlanıyoruz. Ancak kral olmak isteyenler var. Bunun için her yolu deneyenler var. Özgürlüklerimizi, şimdilik , kısıtlamaya çalışanlar var. 22 Ağustos'ta İnternete uygulanacak sansürü planlayanlar var. Susacak mıyız? 15 Mayıs'ta korkmayanlar saat 14.oo'teTaksim'de toplanacakmış. Bence olanağı olanlar mutlaka katılmalı o yürüyüşe...
Amaçları hepimizi korkutup sindirmek, daha sonrasında tüm özgürlüklerimizi elimizden almak...

Korkacak mıyız? Korkup susacak mıyız? Ölmeden ölecek miyiz?

"Delilik değil midir, sorarım, ölüm korkusundan ölmek?"

"İnternetime dokunma!", diyenler parmak kaldırsın?


*Alıntılar Denemeler (Montaıgne)'den.


10 Şubat 2008 Pazar

DURSUN BEBEĞE NİNNİ

"
Merhaba Dursun Bebek Merhaba
İşte su,
İşte ışık,
İşte hava
İşte Dursun Bebek bizim dünya.
Dandini dandini dastana
Dursun Bebek uyusun
Uyusun da aman çabuk büyüsün
Danalar girmiş bostana
Daha neler var neler var daha
İşte kundak
İşte hapis
İşte kavga
İşte Dursun Bebek bizim dünya.
Dandini dandini dastana
Bostana girmiş danalar
Böyle tosunlar doğursun yarına ninni
Bizim aslan gibi analar.
"
(M.C.Anday)

Bir süre yazılarıma ara vermek zorundayım. Biraz da KANSERLE SAVAŞ Çalışmalarına katılacağım. Çok yakınım yarın ameliyat olacak. Çok üzgünüm.
Çernobil'i önemsemeyen eski Atom Enerji Kurumu Başkanını hatırladım şimdi. Hatırlayan var mı bilmiyorum. Bizi kandırmak için "Vallahi Billahi radyasyon yok!" demişti. Bunu diyen din adamı değil, güya bilim insanı...
Dinci diye böyle kişileri bilimsel kurumların başına getirirsek olacağı bu... Bu kadar insanımızın sorumluluğundan nasıl kurtulacak, vicdani sorumluluktan?
Hava Yollarının başına birini getirdiler, hava alanında deve kurban etti. Sanırım kendisi de inanamadı, öyle sevindi, öyle sevindi ki koç yetmedi; deve kesti...
Beyler yeter! İnsaf edin. Vallahi böyle giderseniz cehennemde de yer bulamayacaksınız. Kişisel hırslarınızdan sıyrılın yeter! Biraz da insanların gerçek sorunlarıyla ilgilenin.
Pastör, bugün bütün insanlığa hizmet ederek, sadece türbanla sevap kazanmayı umanlardan daha iyi bir yerde olamaz mı? Lütfen düşünün...
Bir ülke herkesin inancına uyularak yönetilmez. Kimseyi memnun edemezsiniz.Verdikçe daha diyeceklerdir... Sonunda verecek bir ödününüz kalmayınca ne yapacaksınız... Dalkavuklardan bir anlığına uzaklaşsanız
" KIRAL ÇIPLAK! " diye bağıranların ne kadar haklı olduğunu göreceksiniz.
Laiklik sizin de kurtuluşunuz olacak.
" Yaşamda en gerçek yol gösterici bilimdir." unutmayınız. Yine unutmayınız ki sadece türbana takarak HASTALIKLARI, YOKSULLUĞU, TERÖRÜ, İŞSİZLİĞİ , EĞİTİMSİZLİĞİ ÇÖZEMEZSİNİZ... Bir süre yeterince eğitmediğiniz halkın çoğunluğunu , nicelikçe çoğunluğunu kandırırsınız. NİTELİKÇE ÇOĞUNLUK YAPTIKLARINIZIN YANLIŞ OLDUĞUNU HAYKIRIYOR. ACABA NEDEN? HİÇ DÜŞÜNMÜYOR MUSUNUZ?
AYDINLANANLAR SİZDEN UZAKLAŞIYOR.
Beynimizin bu kadar korunaklı olması onun önemini vurgulamaya YETMİYOR MU?

KİMSE YOK MU

"bu geceyi bağırtan ben değilim bu geceyi bu bir yürek gibi buğulu bu uğultulu yangın gecesini rezil rezil bağırtan ben değilim gem...