3 Nisan 2009 Cuma

AŞK YAĞMURU

http://www.haberaktuel.com/images/news/13487.jpg


Aşk Yağmuru


Antalya turizmin başkenti... Binlerce turist gelip gidiyor. Sahiller çıplaklar kampı gibi... Ben daha çok Alanya plajlarında tanık oldum. Üstsüz denize girmek neredeyse normal karşılanıyor. Hatta bazen işi iyice abartıyorlardı. Havlu tutarak bikinisini değiştirenler bile vardı.

İşin tuhafı bizim magandalardan başka onlarla ilgilenen de yoktu.
Magandalarımız güya çaktırmadan fotoğraf çekiyorlardı ve turistleri de fotoğraf karelerinin içine alıyorlardı.Birlikte çektirilmiş gibi! Arkadaşlarına hava atacaklardı herhalde...Eşleri evde, onlar plajda gül gibi geçinip gidiyorlar işte! Turistlerden şikayet edenini duymadım. Siz duydunuz mu?


Şimdi yeni seçilen Kemer Belediye Başkanı göreve gelir gelmez ilk iş olarak
" Aşk Yağmuru"
adlı heykeli bulunduğu yerden kaldırtmış...


"Yıkmak kolay, yapmak zor!"


İstanbul-Kadıköy Belediye Başkanı Sayın Selami Öztürk,
sanata ve sanatçıya sahip çıkarak
verirlerse
Kadıköy' de uygun bir yere yerleştiririz demiş.



Hani bu olay deniz olmayan bir yerde olsa neyse diyeceğiz. Ama turizm cennetinde canlı canlı huri gibi güzellerin dolaştığı bir yörede çıplak heykelden korkmak da neyin nesi? Ben anlayamadım, anlayan beri gelsin... Acaba diyorum heykeldekilerin , biraz, iskelet gibi zayıf olmaları onları ürkütmesin! Ölümü çağrıştırmasın !

Yoksa sanattan anlamayan kişiler, canlı örnekler ortalıkta cirit atarken pul pul dövizler saçarken bir heykele neden baksınlar ki?

4 yorum:

uykusuz dedi ki...

hayatında 1 kere olsun Operaya , baleye, tiyatroya gitmemiş insandan ne beklenir. Kültür & sanat bir milletin yapı taşıdır. Gelişmişliğiniz bununla ölçülür.
Opera, bale bize ters iş diyenler olacaktır, be adam sen karagözle hacivatı koruyamadın, en son nerede seyrettin diye sorarlar adama. Bu sanatın içine tüküreyim diyen adamın yüzüne tükürmek reva değil midir?
Bakınız türlü türlü gazetelerin yorum sayfalarına, örnek;
"ingilterede öğretmen öğrencisiyle basıldı"
yorumlar: zındık bunlar, avrupa amerikan kültürü işte!
bize dönelim örnek bugünden;
"telekızlara tecavüze rekor ceza"
vatan gazetesi, tüm yorumlarını gözden geçirdiğim dini bütün bir arkadaş! o telekızlara ceza yağmalıydı!
Adamın müslümanlık anlayışı bu kadar.
Başka örnekler; 80 yaşındaki nineye tecavüz, ata tecavüz, 1 yaşındaki bebeğe tecavüz, ondan sonra avrupa amerikan kültürü tukaka.
Bakın bakalım camfrog +18 e, hangi illerde neler dönüyor. (sen nereden biliyosun gibi saçma sapan bir soruya gerek yok)
Mini etekli bir kadına hayvan gibi bakmak, resimleri çekip bunları paylaşmak, taksimde milletin orasını burasını mıncıklamak, ondan sonra ben müslümanım diye geçinmek.
Bizim diğer kültüre erişmemiz şimdi başlarsak 200 sene. Engizisyon mu yaşanmış? bolşevik devrimi mi? salgın hastalık desen birkaç yerde. Bizim ne korunmak için yeraltı tünellerimiz olur ( şimdi metro yapabilmek için milyon dolarları gömüyoruz yeraltına), ne sağ sol bilinci , ne bayana saygı sevgi, ne de hayvana.
Bu memlekette gece sağ salim eve dönmek bile birşey.

aysema dedi ki...

Söylediklerinizde çok haklısınız Uykusuz... İnsana saygı göstermeden bunların hiçbiri olmaz. Hatta ondan önce insanın kendine saygı duymayı öğrenmesi gerekir.

Son yıllarda hiç duyduk mu yöneticilerimiz sanatsal bir etkinliğe katıldılar, diye? Kültür Bakanımız bile ne kadar ezik görmüyor musunuz?

Neye bakarlarsa baksınlar, nedense hep kadını görüyorlar bunlar. Ve kendilerini kadınların koruyucusu sanıyorlar. Oysa onların bu kafa yapıları, bakış açıları değişse herkes rahatlayacak. Kadınlara değil de kendilerine güvenemiyorlar. Kendi gözlerini bağlasınlar, olmuyorsa kendilerini eve kapatsınlar...

"Korunmak için yeraltı tunellerimiz yok" sözünüz yıllar önce gittiğim ( zorunlu olarak) sivil savunma kurslarını anımsattı bana... Felaket sırasında yapmamız gerekenleri anlatan bir film gösterildi bize. Filmde ABD' deki sığınakların içi gösteriliyordu. İnsanların neler yaptığı vb. Film bitince bize bir faydası yok bunun, ülkemizden konuşalım dedik. Burada sığınak var mı? diye sorduk. Sivil Savunma Müd.: "Var ama oraya girerseniz ,fareler sizi öldürür, esprisiyle içine girilmeyecek durumda olduğunu anlatmıştı.

Okullarda sivil savunma planlaması ilgili müd. tarafından masa başında yapılıyor,sorulunca göstermelik. Kağıt üzerinde ne büyük sorumluluklar verildiğinden haberiniz bile olmuyor. Durum ümitsiz olduğu için belki de...

Teşekkürler.

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

Gerçekten de..haklısınız. Orda yadırgayan KAdıköyde yadırgamayacakmı.

aysema dedi ki...

Sevgili Ufuk Çizgisi,

Kişiler gelip geçicidir. Kalıcı olan sanattır. Tarihe baktığımızda zamanında yeri göğü inletenlerin bugün adı sanı hatırlanmıyor bile..

Ama iki güzel dize yazan unutulmuyor. Sanatçılar her fırsatta anımsanıyor değil mi?

Güzel Sanatlardan vazgeçemiyeceğimize göre onlar bu kafayı değiştirsinler bence. Bakışlarını eğitsinler.Gerçek sevgiyi öğrensinler...

Teşekkürler...