
Sevgili Blog Dostları,
Çeşitli bloglarda tartışmalara neden olan bir konuya değinmek istiyorum bugün.
Türkçemizi güzel, etkili ve kurallara uygun kullanmak mı önemli, içerik mi? Tartışmalara neden olan konu bu... Okuduğunuz yazıların dil ve anlatımı sizi ne kadar etkiliyor?
Doğrusunu söylemek gerekirse bu beni etkiliyor. Çok basit kuralların bile yanlış yazımı bende hemen düzeltme isteği uyandırıyor. İlk zamanlar daha güçlüydü bu dürtüm, zamanla azaldı mı ne?
Yine de ayrı yazılması gereken "ki", "de", "mi" bitişik yazılmışsa bu beni üzüyor.
Ayrıca ünsüz yumuşaması (p-ç-t-k ile biten sözcükler ünlü harfle başlayan ek alınca yumuşar, b-c-d-g olur.) ve ünsüz sertleşmesi,( hani şu fıstıkçışahap sözcüğünün ünsüzleriyle biten sözcükler "c-d-g" ile başlayan ek aldığında "ç-t-k" olur ya) kurallarına uyulmamışsa rahatsız olurum.
Ancak lütfen kimse yanlış anlamasın. Bu içerik önemsizdir, anlamına asla gelmemelidir. İçerik boşsa istediğiniz kadar kurallara uyun pek bir şey ifade etmez. İstenen ikisinin bir arada olmasıdır.
Öyle dolu dolu yazan arkadaşlarımız var ki onların anlattıklarını okurken hayranlık duyuyorum. Varsın yazım, noktalama yanlışları olsun, onlar düzeltilir. Hatta "Yazımı denetle." diye bir kolaylık da sağlanmış, oradan yararlanarak bu sorun çözülebilir. Sonra hepimiz zamansızlıktan ya da dikkatsizlikten yanlışlıklar yapabiliyoruz. Yeter ki kasıt olmasın, bunları hoşgörüyoruz değil mi?
Benimki biraz da mesleki hastalık galiba.
Paylaşmak, anlaşılmak, içimizi dökmek, yazmak yazmak yazmak ortak paydamız bu...
Ha bir de çoğumuz güzel haberler okumak istiyoruz sanırım. Zaten günlük yaşamımızda bir yığın sorunla boğuşuyoruz, bir de burada sıkıcı konularla bunalmayalım, diyenlere hak versem de ben bunu yapamıyorum.
Neyse sonuçta bu bir tercih sorunu, herkes gönlünce yazsın, yeter ki yazsın! İsteyen istediğini okuyor zaten...
O zaman yazanlara, okuyanlara selam diyip ben susayım.
Ben susayım, son sözü Yunus söylesin:
"Ben gelmedim dava için; benim işim sevi için
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."
Dostun evi gönüllerdir, gönüller yapmaya geldim."