9 Nisan 2008 Çarşamba

ANLATIM BOZUKLUKLARI (II) BEN NERDE YANLIŞ YAPTIM

Anlatım bozukluklarından söz ederken aklıma Aristo 'nun şu sözü geldi :

" Akıllı insan düşündüğü her şeyi söylemez, fakat her söylediğini düşünür."

Siyasilerimizin sözlerine dikkat ediyor musunuz ? Ben bunu arada sırada yapıyorum. Düşünerek söylediklerinde daha az hata yapıyorlar, ama ya düşünmeden konuştukları...

Başbakanımız, Sayın Deniz Baykal'ı eleştirmek istiyor ve kaş yapayım derken göz çıkarıyor...

"Ben de RÜŞVET VERDİM ! " diyiveriyor... Oldu mu ya !

Bence rüşvet vermek de almak da çok kötü bir şey. Siz buna katılmayabilirsiniz, Başbakanımız da katılmayabilir. Kişisel olarak katılıp katılmamak sizi ilgilendirir. Bu kendinize duyduğunuz saygıyla ilgili bir konudur. Öğrencim olsaydınız sizi uyarırdım, ama değilsiniz... Peki derdin ne diyebilirsiniz. Söyleyeyim... Beni tedirgin eden Sevgili Ulusumun Başbakanı olarak bunu söylemiş olması ! Rüşvet alanlara gün doğmaz mı bu sözlerden sonra. Demezler mi : Bak , Başbakan bile rüşvet vermiş; zaten bu ülkede rüşvetsiz iş mi yapılıyor ki... " Utanacakları varsa da artık utanmazla !

Bir zamanlar, Bursalı bir iş adamı, Sayın Demirel 'in Cumhurbaşkanı olmasını, neden çok istediğini , şöyle açıklamıştı :

"O , Cumhurbaşkanı olsun, Çankaya'da bir el birlikte tavla oynayalım, yeter başka bir şey istemem ! "

Sonra o iş adamımız önce Bursa Milletvekili, sonra da Bakan oldu. O da düşünmeden konuşarak ağzındaki baklayı kaçırdı. Lütfen şu söze bakın :

"Ben de vergi kaçırdım ! "

Aferin bakanım, ne güzel yapmışsınız ! Türkiye sizinle gurur duyuyor. Alkışlar, alkışlar...

Örnekleri o kadar çok ki... Hepsini benden beklemeyin, biraz da siz dikkat edin, göreceksiniz.

Sonra efendim, Bursalı Bakanımız yargılandı... Tabii iktidarını kaybettikten sonra... Önce DOKUNULMAZLIĞI vardı... Kim miydi bu bakan ? Yanılmıyorsam Cavit Çağlar'dı. Başkaları da var tabii, yine de o dürüstçe söyledi, diyeceğim, olmayacak. Çünkü Bakan vergi kaçırırsa...

Yine bir eski başbakanımız, sonradan Cumhurbaşkanımız da oldu...

" Benim memurum işini bilir ! "

diyerek yol gösteriyordu, tabii ki kötü yol... Biz bu yola düşmedik.

" Ben , zenginleri severim !.."

dedi. Biz sevilmeyenlerden olmayı seçtik...

Neden " DOKUNULMAZLIK " sözünden hoşlanmadıklarını bir türlü anlayamıyorum. Anlayan varsa anlatsın...

Biz de özgürlüklerden yanayız. Hatta bizi temsil edenlerin çok daha fazla özgür olmasından yanayız. Ama suç işleme özgürlüğü olabilir mi ?
Ülkenin bölünmesini isteyecekler, özgür olacaklar... Böl kardeşim mi diyeceğiz ?! Laik, demokratik , hukuk düzenimizi değiştirmeğe kalkacaklar, değiştir özgürsün, diyip susacak mıyız ?! Hırsızlık, arsızlık, yalan dolan , rüşvet, kaçakçılık... yapanlar olacak, herkes özgür diyeceğiz öyle mi ?!

Yine çıldırmaya başladım. En iyisi ben burada sözü sizlere bırakayım.
Söyler misiniz ? Ben nerde yanlış yaptım ?

7 yorum:

Adsız dedi ki...

Yanlışı, düşünmeye başlamakla yaptınız. Sağolun derslerimede çalışıyorum. YAZIM HATALARIMI DÜZELTMEYE ÇALIŞACAĞIM. Teşekkür ederim.

Adsız dedi ki...

düşünür demişki "sen söylediğin sözün esirisin söylemediğin söz senin esirin" bu nedenle ulu orta aklımıza her gelen sözü mantık süzgecinden geçirmezsek hata yaparız

kelime dedi ki...

merdi kıpti şecaat arzederken sirkatin söylermiş.
sevgiler.

Adsız dedi ki...

" Büyük ve üstün insan, yalnız doğruluğu, küçük insan ise yalnız faydayı düşünür." (Konfiçyüs)
Büyük ve üstün insanları desteklemek zorunda değil miyiz ?
Yazınızı çok beğendim. Elinize sağlık.

aysema dedi ki...

Yorumlarınız için çok teşekkür ederim. Hepsi birbirinden değerli benim için. Ben de özlü bir sözle katılayım aranıza :

" Elde edilecek bir çıkarı olduğu halde adaleti düşünen, tehlike karşısında hayatını hiçe sayan , verdiği sözü unutmayan tam bir insandır." ( Confueius)

Saygılar...

galeni dedi ki...

ben de bir sözle katılayım o zaman size;
"Her toplum hakedildiği şekilde yönetilir" demiş, şimdi adını hatırlayamadığım bir düşünür.

aysema dedi ki...

Selam Galeni, katkın için teşekkürler...