12 Ekim 2010 Salı

"KUTSAL YALAN"



Gelin kısa bir yolculuğa çıkalım sizinle. Merak etmeyin bu kez kısa keseceğim. Sorunun yanıtını belki bulabiliriz. Evet, neden anlaşamıyoruz?

"Her doğruyu söylemeye gelmezmiş, birtakım doğruları yaymamak, çokluktan kamudan gizlemek gerekmiş... Peki ama bir doğruyu söylememek, gizlemek, yayılmasını önlemeye çalışmak o doğrunun yerinde duran yalanı sürdürmek demektir. Yalanın yalan olduğunu bilerek gene sürmesine bırakmaya hakkınız var mıdır?
Bazı yalanlar kutsalmış, onlara dokunmaya gelmezmiş. Bir şeyin yalan olduğunu anladık mı kutsallığına artık inanmıyoruz demektir. Bunun için "KUTSAL YALAN" sözü bir şeyin, hem köşeli, hem yuvarlak, hem katı hem de biçimsiz olduğunu söylemek gibi bir saçmadır.Ama duygularını birer düşünce saymaktan çekinmeyenler böyle saçmalarla kolayca bağdaşabiliyor.

Her doğru söylenebilir, her doğru söylenmelidir; yoksa çevremizi aldatıyoruz, çevremize yalan yayıyoruz demektir..."

..............

"Her doğruyu her zaman söylemek doğru değildir.
Dengeli bir hizmet eri, söyleyeceği şeyleri hemen söylemez. O bilir ki söylenmesi gereken her şeyi şimdi söylerse, kendine hayat hakkı tanımayanlar çıkabilir. Şartlar aleyhinde ağırlaştırılabilir, dolayısıyla da sıkıntılı bir atmosfere düşebilir.
Herhangi bir hizmette bulunan ve bir hizmeti temsil eden kimseler için, tehlikeli bir takım düşünce ve davranışlar vardır. Bunlar bazen çok masum görünseler de hizmet erleri için tehlike arz ederler... En gizli ve en masum düşünce ve mülahazalarımızın dahi ciddi bir kontrole tabi tutulması gerekmektedir.

Nihai hedefe ulaşana kadar, yani sonuca ulaşıncaya kadar, her yöntem, her yol mübahtır. Bunun içersine yalan söylemek de insanları aldatmak da girer."


Birinci alıntı, Nurullah Ataç'tan; ikincisi Fethullah Gülen'den...

Nurullah Ataç bir düşünür, eleştirmen...

Fethullah Gülen din adamı, emekli vaiz... Görevi, dini insanlara doğru olarak anlatmak değil mi? Dinin kuralları belli olduğuna , düşünce gibi kişiden kişiye değişmeyeceğine göre neyi kimden gizleme gereğini duyuyor ki? Açık açık anlatması gerekmez mi güzel dinimizi? Kaldı ki %99'u müslüman denilen bir ülkede bunu yapamayıp da ABD'den mi yapacak?

Nihai hedef nedir? Doğrusu çok merak ediyorum. Çıkıp bunu açıklamadıkları sürece de inandırıcı olamayacaklardır.

Ben doğruların söylenmesinden yanayım. Yalan, yalandır. Yalancının mumu tez söner. Yalan savaşta düşmana karşı bir yöntem olabilir ama din kardeşlerine söylenen yalanın gerekçesini anlayamıyorum. Neyse Allah taksiratlarını affetsin...

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Her yerde yalan dolan...

Yalanla peynir gemisi bile yürümüyor.

Şu futbolumuzun haline bakın. Cemaatin peşinde koşuyorlar top peşinde koşacaklarına...

Polisler birbirine düşürülmüş. Yargıyı da yok etme aşamasına geldiler.
Bu işin dinle imanla ne ilişkisi var. Siyaset-ticaret-tarikat ülkeyi uçuruma sürüklüyorlar.

Doğruyu söyleyenleri de Onuncu Köyden bile kovduruyorlar.

Adsız dedi ki...

Kuş bakışı seyredersin halkını
Aleme verirsin onca talkımı
Kendin yutuyorsun koca salkımı
Kriz teğet geçti seni hamdolsun

Cüppe, sarık, tespih, dört de dilberi
Allah Allah diye takkeli malı
Yurdumu götürdü hırsızın eli
Kriz teğet geçti onu hamdolsun
Vatanımı soydu hırsızın eli
Kriz teğet geçti onu hamdolsun

Avutulduk oyuncakla bebekle
Kevgir oldu halk çuvaldız yemekten
Ürküyoruz derdimizi demekten
Kriz teğet geçti bizi hamdolsun

Halkı sardı fakirliğin korkusu
Çığ gibi büyüdü işsiz ordusu
Mutfaktadır Fatma ananın sancısı
Kriz teğet geçti hamdolsun

dumanın türküsüymüş. oda tvden arakladım.

sünter dedi ki...

Bile bile bu adamın peşine takılıyorlar, hatta onu öyle yüceltiyorlar ya bende bunu anlamıyorum.

Nihayi hedefi söylediler aslında
"Demokrasi bir araçtır, amaç değil"
Daha ne desinler?

öpüyorum seni

sufi dedi ki...

Oysa Kuran'da diyor ki:Bakara suresi 174; "Allah'ın kitaptan indirdiği şeyi gizleyip onu basit bir ücret karşılığı satanlar, karınlarında ateşten başka şey yemiş olmazlar.......
175:Bunlar var ya, hidayeti satıp şaşkınlık, affedilmeyi satıp azap almışlardır.Ne kadar da dayanıklıdırlar ateşe."yazmaktadır.
Yalanla ilgili 300 e yakın ayet vardır Zümer suresi 32;"Allah adına yalan söyleyen ve hak kendisine geldiği zaman onu yalanlayan kimseden daha zâlim kim vardır? Kâfirler için Cehennem'de yer mi yok?" yazmaktadır.
Kendini din adamı tanıtanların yaptıklarına, bu ayetler hiç onay veriyor mu? Bu Yalanlar ve iftiralarla nereye gidiyoruz acaba?