26 Mart 2009 Perşembe

BÜYÜK DÜŞÜN TÜRKİYE


Ben düşünemiyorum, oysa ne çok isterdim büyük düşünmeyi, düşünebilmeyi...

İstanbul'da iyiydim. Hem kişisel olarak, hem de toplumsal olarak. Televizyonu pek açmıyorduk. Kendi hayatımızı, kendi mutluluklarımızı yaşıyorduk. İçimden karar vermiştim. Dönünce de haberlerden uzak duracaktım. Deneyimlerimden biliyorum, ülkemizdeki haberler sağlığa zararlı, hele de ruh sağlığına!

Olmadı, tutamadım sözümü yine! Daha otobüste hastalık belirtileri başladı. İstanbul sokaklarını aklıma getirip rahatlamaya çalıştım. Her tarafta kocaman kocaman başbakanın resimleri , "Büyük Düşün Türkiye" uyarıları ve eskimiş, kirlenmiş seçim afişleri dalga dalga üstüme üstüme geliyordu düşüncelerimde! Karşımda da CNN televizyonu, hiç susmadan önce Ergenekon haberleri, ardından Muhsin Yazıcıoğlu'nu taşıyan helikopterin düşüş haberleri...Bin çeşit farklı haber! Öldü, yok ölmedi yaralı, ulaşıldı, az kaldı, Kayseri Valisi nefes alıyor, yola çıktı dedi. O dedi, bu dedi, ne dedi, uydur uydur söyle !

Akşam evde Uğur Dündar'ın çığlıkları, isyanı... Eşi Brezilya'ya hiç gitmediği halde Ergenekon savcısı ,dedikoduları da yazdığı için, Uğur Dündar'ın eşinin sık sık Brezilya'ya gittiği yalanı da eklemiş raporuna! Gel de büyük düşün ! Ben düşünmek istiyorum düşünemiyorum...

Başlayış o başlayış...

Bugün yine kanaldan kanala haber turları... En etkili ve yetkili büyük mü büyük görevlilerimiz açıklama yapıyor. Muhsin Yazıcıoğlu ve yanındakileri taşıyan helikopterin bulunması için devletin tüm olanakları seferber edilmiştir! Kardeşim bu uçak Sibirya'da mı düştü? Bu ülke bizim ülkemiz değil mi? Bütün olanaklar bu kadar aciz mi? Gazeteci telefonla hemen 112 acil servisi aramış, acil servis konuşmaları hiç de acil değil. Şarjım bitiyor, diyor tlf verimsiz kullanılıyor...

30 Saat sonra bile henüz helikoptere ulaşamamış bir büyük ülke, küçük insanların elinde böyle oluyormuş. Bu komedi bir parti başkanı ve milletvekili ile ilgili yaşanıyor. Sıradan bir insan olsaydı, durumun vahametini varın siz düşünün artık!

Bazı insanlar küçük makamlara da gelseler orayı büyütürler; bazıları da büyük, çok büyük makamlara da gelseler küçülür çok küçülürler...

Ben büyük düşünmek istiyorum, düşünemiyorum. Ancak pazar günü herkesin oy kullanmasını, kullanırken de çooookkkk derin düşünmesini istiyorum.

Geçen seçimde "oy kullanmayanlar partisi"olsaydı birinci parti olarak seçimi onlar kazanacaktı. Herkes yurttaşlık bilinciyle oyunu kullansın derim ben. Siz kullanmayınca hiç istemediklerinizi seçmiş olacaksınız...

20 yorum:

Galeni dedi ki...

Ah öğretmenim gerçekten de bu kadar aciz miyiz? Haberleri dinlerken içim yanıyor. Bu ülkenin sınırları içinde düşen bir helikopter 30 küsur saattir bulunamıyor, kahroluyorum. 2009 yılındayız...

sufi dedi ki...

Ah aysemacım;
Her söylenene inanan ben bile artık herşeyin arkasında bir komplo teorisi olduğunu sanıyorum.Oy kullanacağız da: bir aday istiyorum ben, Atatürk gibi bir aday.Ama hani nerede?

aysema dedi ki...

Sevgili Galeni,

Bizi yönetenler aciz... Gerçek yöneticiler böyle durumda belli olur. Yoksa kendi yandaş medyasının çanak tutan soruları karşısında atıp tutmak kolay. Meydanlarda toplanan insanlara önündeki metni okuyarak hava basmak da kolay.

Tartışma programlarından neden kaçıyorlar? Gerçek yüzleri görünmesin, ezberledikleri bozulmasın diye...

DÜŞEN BİR HELİKOPTER ÜLKE SINIRLARI İÇİNDE BULUNAMAZ MI? Düşüncelerine katılmasam da bir parti başkanı, bir milletvekili, gazeteci... İnsan üzülüyor, insan bu kadar ucuz mu? İnsanlık nerede?

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,
Hepimizin sinirleri hopladı. Her şeyden kuşku duyar olduk.

Ancak Atatürk öldü. Öldü, ama düşüncelerinin yaşaması bizlere bağlı. Onun için de en yakın olana vereceğiz, başka çaremiz yok. Ya da düşünceleriyle birlikte Atatürk Türkiyesine de veda edeceğiz. Kötünün iyisine razı olmak güzel değil, fakat oy vermezsek kötünün kötüsüyle başetmek zorunda kalacağız. Sevgiler...

Banu Durgunlu dedi ki...

Kaleminize,yüreğinize sağlık çok güzel bir yazı olmuş...
Atatürkün olmadığı bir Türkiye?Düşüncesi bile acı:( Benim oyum da her zaman olduğu gibi Atamın partisinin olacak...

aysema dedi ki...

Sevgili Banu Durgunlu,

"Atatürk'ün olmadığı bir Türkiye" düşüncesi bile ürpertiyor bizi. Ama gidiş o yöne doğru...

Bizler haklı olarak çok daha iyisi olsun istiyoruz, ama ne yazık ki yok. Oyumuzu ülkemizin aydınlık geleceği konusunda yakın bulduğumuza vereceğiz. Yoksa DAHA ZOR GÜNLER göreceğiz endişesi taşıyorum.

Sevgiler...

Zeugma dedi ki...

O kadar güzel yazmışsınız ki öncelikle kutluyorum sizi..

Yaşananları gördükçe insanın içi sızlıyor gerçekten..
Umarım ve dilerim ki hepsi geçecek,geçmeli,bir şeyler yapmalıyız artık..
Oy vermeme gibi bir gaflette kimse bulunmamalı. Çünkü bunun geri dönüşümü en istemediklerinin yönetmesiyle sonuçlanıyor, bu çok doğru.
Bunu geçen seçimlerde görüp yaşadılar.Umarım artık akıllanmışlardır.
Sevgiyle kalın...

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Dileklerine yürekten katılıyorum.Hepsi geçsin, geçmeli, daha güzel bir dünyada sevgiyi bölüşelim, dostluğu, sanatı, güzellikleri...

Oy vermek gerekiyor. Geçen seçimde 2 milyon kişi kızdığı için oy kullanmamış İstanbul'da. Birinci gelen partinin oylarından daha fazla kişi oy kullanmaya gitmemiş. Çok çarpıcı değil mi? Hem de aydın insanlar.

Kendilerince haklı nedenleri vardır, ama durum ayrıntılarla uğraşılamayacak kadar ciddi.

Oysa karşı taraf tek tek evlerden toplayıp arabalarla taşıyor kendilerine oy verecekleri...

Teşekkürler paylaştığın için. Sevgiyle, dostlukla...

Parpali dedi ki...

Akşam 112 ile olan konuşmaları dinledim. Ben o durumda olmadığım halde sinirden delirdim. Ki adamın ayağı kırık, yanında ölü ya da yaralı insanlar, kar, soğuk.
Sonra yapılan açıklamalar. Bu nasıl bir duyarsızlık aklım almıyor düşünsem de.
Off diyorum. Bu ülkede haberler gerçekten ruh sağlığımıza zarar veriyor.
Elimizde tek bir şans var, o da oy kullanma hakkımız. Herkes gidip kendine düşen görevi yerine getirmeli. Amaa, ya sonrası. Ya kümeslerde, boş binalarda oturan insanlar. Ve o insanlarla ilgili tek kelime etmeyen YSK?
Sen Türkiyesin, düşünme bunları!

zihni dedi ki...

Bir yerde küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, orada güneş batıyor demektir (diyeni unuttum ama bu söz hiç unutulacağa benzemiyor).

"iyi, büyük, doğru, düşün..." gibi sözcükleri cümldede kullanmakla gereği yapışıyor sayışmaz.

"büyük düşün" derken, aslında en çapulcu tutum içinde olduklarının farkında değiller.

aysema dedi ki...

Sevgili Parpali,

Çıldırmak içten bile değil.

1. Telefonla herkesi dinliyorlarmış. Kaybolan telefonu sinyallerden buluyorlarmış. En gerekli anda bunu yapmadılar, yapamadılar neden?

2. Acil Servis! Çevir 112'yi acil servis yardımına yetişsin! Yetişti mi? Görevli kişinin yaralıyla tlf konuşmasının sıradan bir yurttaşın konuşmasından farkı var mı? Uzman kişi altın değerindeki zamanı bu kadar savurganca heba etme lüksüne sahip olabilir mi? Bence kırık bacağıyla acılar içindeki gazeteci ondan daha çok çaba harcadı, elinden geleni yaptı, ama beceriksiz sözde uzman yüzünden göz göre göre kaderine terk edildi.

3. Devletin tüm olanakları beceriksiz ellerde hiçbir işe yaramadı.

4. Sadece bu olayda mı böyle oldu? Hayır, her yerde her durumda sahtekarlar duayla peynir gemisini yürüteceklerini söyleyip halkımızı kandırıyorlar. Apronda deve kesip deveyi hamuduyla midelerine indiriyorlar.

5. Yıllarca öğrencilerime sorunlarımızı kaba güçle değil, yasalarla çözümlemeliyiz, yargıya güvenmeliyiz diyen ben, bugün yargının bir kısmına ağzım açık bakakalıyorum. Başkalarını fütursuzca suçlamalar, çarşaf çarşaf gazete haberleri; kendi aleyhlerindeki davalarda sus yasağı getirme!

Devletin tüm kurumlarını tartışmalı hale getirdiler, güven duygumuzun yok olmasına neden oldular, seçime hile karıştırdılar, olayı çözecekleri yetkin kişilerden seçmediler...

Ve geldik seçime! Yine de 'seçim benim neyime' dememeliyiz. En azından gemi azıya almalarını önlemiş oluruz biraz da olsa...

İnsan olan düşünüyor, düşünecek...

Sevgilerimle...

aysema dedi ki...

Sevgili Zihni,

Aslında biz yanlış algılıyoruz.

'Büyük Düşün!' derken bizi de kapsadığını sanıp yine aldanıyoruz.

Bu sözü yandaşlarına söylüyorlar. Şimdiye kadarki vurgunlarınızla yetinmeyin, daha büyüklerini yapabilmeniz için bize oy verin. Çok oy alalım, o zaman bizi tutana aşk olsun!

Evet Zihni Bey, ne yazık ki bir gölge oyunu yaşanıyor. Karanlık gölgeler büyürken gerçekler her numarayla örtülmek istiyor.

Güneşi görebilenlerin sayısı geleceğimizi belirliyecek. Güneşimiz çok olsun...

Sevgiyle kalın...

beenmaya dedi ki...

büyük düşünmek için önce insan olmak gerekmez mi...

DÜN BUGÜN dedi ki...

Bunların hepsi gündem değiştirmek için yapılıyor bence,büyüyen yangını görmiyelim diye.
Bna ne Uğur beyin karısından,ne yapmıisa yapmı.
Paylaşım için sağolasın.

aysema dedi ki...

Sevgili Beenmaya,

Evet önce insan olmayı başarmalıyız. İnsan olmadan, başbakan da olsanız boşbakan olursunuz. Yazık güzel ve yalnız ülkemize!

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Dün Bugün,

İşin özü bu, senin de dediğin gibi...Büyüyen yangını görmeyelim diye günden değiştiriyorlar, evet Ergenekon dedikleri bu. Yalan yanlış her şeyi bir torbaya doldurmuşlar, doldurmadan da medyaya sızdırıp halkı kandırma, aydınları sindirme çabası içindeler. Bu arada varsa suçlular arada kaynayıp gidecek, olan suçsuz yere içerde ve dışarda acılar yaşayanlara olacak. Bir de ülkemize...

Güvenimizi yitirdik, her şeye ve herkese. En kötüsü de bu. Kuşku tohumları serpildi mi yüreklere artık iflah olmaz hastasınız; kişi olarak da toplum olarak da...

Sevgiler...

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

ülkede herşeyin durumu ne içler acısı gerçekten..şu seçimler de ne sıktı insanı.

UFUK ÇİZGİSİ dedi ki...

ülkede herşeyin durumu ne içler acısı gerçekten..şu seçimler de ne sıktı insanı.

aysema dedi ki...

Sevgili Ufuk Çizgisi,

Ne yazık ki ülkemizde her şey işler acısı ve düzeleceği umudu da çok zayıf...

Seçimler sıktı, ama Ankara ve İstanbul'un belediye başkanlarının değişmesini çok istiyorum. Bir de oy oranının düşmesini(AKP'nin)...

Sevgiyle kalın.

LOAN COMPANY dedi ki...

Kisisel is baslatmak için bir kredi gerekiyor ?.
faturanizi ödemek için bir kredi gerekiyor mu?

Simdi kredi.teklif@gmail.com bize hemen kredi transferi ile devam etkinlestirmek için: Eger ilgileniyorsaniz lütfen bu e-postayi basvurun. Ayrica bu e-postaya burada bize ulasabilirsiniz: (finance_institute2015@outlook.com) Eger ilgileniyorsaniz dolgu ve bu bilgileri dönerseniz biz,% 2 faizle kredi veriyor.