17 Nisan 2009 Cuma

DÜŞ MOLASI



Çok sıkıldım artık. ..

Haberler içimi acıtıyordu, dün evde duramadım. Çarşıya gittim. Nereye uğradımsa "Ne olacak bu memleketin hali?" konuşuluyordu. Herkes çok tepkiliydi. İçim iyice bunaldı. Kuaföre gittim, bana iyi geliyor diye. Oturdum koltuğa, kuaförüm: "Hocam nereye gidiyoruz?" demez mi? Sen de mi Brütüs?

Eşimi aradım, "Dışardayım, buluşalım mı?" dedim. İş çıkışı buluştuk. "Nereye gidelim?" dedi. "Düş Molası"na, dedim...

Düş Molası, Zonguldak rıhtımında bir balık lokantası. Gittik, buyur ettiler, çok oldu gelmiyeli, sitemini de eklediler. Gerçekten de uzun zaman olmuş gitmeyeli. işi iyice büyütmüşler. Yan taraftaki balıkçının yerini de alıp ikisini birleştirmişler.

Neyse rahatlamıştım. Biraz mola , düş molası iyi gelmişti. Balığımızı söyledik. Balıklar hazırlanırken balık çorbası getirdiler. Limon sıkıp, baharat da ekleyince harika bir şey oldu çorbamız. Ardından yeşil salata, balık, keyifli bir sohbet, miss!.. Keyfim yerine geldi. Ve tam o sırada TV'de haberler başlamasın mı? Herkes yemeğini bıraktı, lokmalar boğazımızda düğümlendi, gözlerimiz, kulaklarımız ekrana kilitlendi! Türkan Saylan haberlerdeydi...

Gece uzun süre uyuyamadım. Sonra dalmışım. Düş mü kabus mu bilemiyorum. Çırpınıp duruyorum. Konuşmak istiyorum, bağırmak istiyorum, sesim çıkmıyor. Korkuyorum, çok korkuyorum...

İki çete vardı düşümde.

Biri, Laiklik karşıtı eylemlerin odağı olduğu mahkemelerce karara bağlanmış bir hükümeti değiştirmek amacıyla örgütlenmiş. Bu hükümetten nasıl kurtuluruz, diye konuşup duruyorlarmış aralarında.Kendilerinin laik, demokratik ,hukuk devletinden yana olduklarını , Atatürk İlke ve Devrimlerinden vazgeçmeyeceklerini haykırıyorlarmış meydanlarda. Çok tehlikeliymiş bu çete! Aralarında para toplayıp yoksul çocuklara burs bile veriyorlarmış. Atatürkçü gençler yetiştiriyorlarmış. Bunları tek tek toplayıp hapse tıkıyorlarmış. Hepsi içeri tıkıldıktan sonra "Kalan sağlar" yargılanacakmış...

Diğeri masummuş. Onlar hükümetle pek sevişirlermiş. Onların derdi, hükümetle değil, devletin düzeniyleymiş. Bu düzen değişmeli, diyorlarmış, kapalı kapılar ardında.Buna uygun öğrenciler yetişiyorlarmış. Özel evleri, dersaneleri, okulları varmış. Bunlar tehlikesizmiş. Herkese gülücükler dağıtıyorlarmış ekranlarda. Çok da sulu gözlüymüş bunlar. Vara da ağlıyorlarmış, yoğa da... Aslında yokluk içindekilerin elindekini avucundakini aldıkları için oldukça zenginlermiş. Zaten dünyanın her yerinden bunlara maddi destek yağıyormuş. Siz yeter ki ağlayın, ağlayan çocuğa meme veririz, büyüyün iyice. Siz büyüyünce birlikte hallederiz devleti. Zaten biz de çok kızıyoruz devletinize,aramızda bölüşürüz kardeşçe. Biz de hükümetinizi çok seviyoruz, diyorlarmış.

Kan ter içinde uyandım. Baktım yatağımdayım. Ohhh çok şükür! Düş görmüşüm neyse ki... Ya gerçek olsaydı?

Düş molası iyi geldi bana, akşam iyi ki gitmişiz. Bugün de arkadaşlarım gelecekti. Sabah mutlu mutlu hazırlıklarımı yaptım. Arkadaşlarım gelince gülüp eğleneceğiz diye de hayaller kuruyorum. Torunumun resimlerini göstereceğim. Onu nasıl özlediğimden söz edeceğim. Hala düş molasındayım ya! Ama öyle olmadı. Arkadaşlarım geldi, ve daha "Nasılsınız?" diyemeden:

"Ne olacak bu memleketin hali, nereye gidiyoruz?" diye bir başladılar, düş müş hayal oldu. Oysa arkadaşlarım torunuma "Hayırlı Olsun" demeye gelmişlerdi...

12 yorum:

YesilErik dedi ki...

Bugunlerde yurdunu sevip de ici s1k1lmayan yoktur diye tahmin ediyorum :( Ama s1k1lmak bir yere kadar. Ya sonrasi? Iyi haftasonlari dilerim.

denizanasi dedi ki...

evet .. maalesef insan başka birşey konuşmak istemiyor :(
bu arada torununuzun resimlerini biz de görmek isteriz)

aysema dedi ki...

Haklısın Yeşil Erik, yurdunu sevenlerin çok canı sıkılıyor.
Sana da iyi haftasonları...

aysema dedi ki...

Sevgili Denizanası,

Düzelmesini diliyoruz. Atatürkçülük suç oldu. Ne kadar iyi yetişmiş, yurtsever, aydın varsa suçlu ilan ediliyor, hem de yargılamadan...

Resimleri bir ara yayınlarım. Bu ara kişisel yazmak ayıp gibi geliyor bana...

laleninbahcesi.blogspot.com dedi ki...

Dün gece Türkan Saylan ve Sezen Aksu'nun röportajı vardı. İkisi de ne güzel konuştular. Benim bu ülkeden hala umudum var. Yazılarından seni çok umutsuz görüyorum lütfen bu umutsuzluğa kapılma.

Ne güzel bir yermiş Düş Molası. Babam yapardı bize kırlangıç balığından çorba. Bir iki senedir yapmadı bak aklıma getirdin afiyetler olsun

Emrah Atik dedi ki...

http://www.izmirdesanat.org/puslu-kitalar-atlasi

Biraz geç oldu ama geç olsun güç olmasın kabilinden:)

Son Dalga Anıtkabir'e olacak sanki, çemberi oraya doğru daraltıyorlar...
Bir korku İmparatorluğu yaratma çabasındalar...
Bakalım etki tepkiyi ne zaman ve ne şekilde getirecek?

zihni dedi ki...

Biz düzenin değişmesi ve uygar dünya ile yarışmanın rüyasını görürmek isterken, daha fazla ve hızlı geriye gidişi yavaşlatmayı kar sayar olduk!
Umuyorum ki ABD'nin yeni dönemi bu geriye gidişe yaptığı yatırımı kesecek. Bizi ve çevremizdeki benzerlerimizi serbest bıraktığında, insanların farklı bir dünyayı özleme ve rüyasına yatma zamanı gelecek. Yani sevgili Hocam, umut var.

Zeugma dedi ki...

Hepimiz öyleyiz..
Çarşı pazar nereye gitseniz hiç olmadığı gibi sıkıntıda herkes..

Bir de neler oluyor,tüm bunlara sebep ne,köken nereye dayanıyor,hiç ama hiç bilmeyen büyük bir kitle mevcut. Oy verdiği kimdir nedir adını bile bilmeyen,yaşayacağı her neyse,ne kadar kötü olura olsun razı gelen,baştan kabullenen..
Yani dünyadan BİHABER yaşayan büyük bir çoğunluk.
Bence kilit nokta onların bilinçlendirilmesi.Tek çare olarak görüyorum artık.
Ve işe yarayacağına eminim.
Sevgiyle kalın her daim..

aysema dedi ki...

Sevgili Lale,
Umutsuz değilim, zaman zaman umutsuzluğa kapılsanm da, umudumu yitirmedim daha. Bu Anadolu var ya bu Anadolu nice yurtsever yiğitler doğurmuştur. Suskunlukları asaletlerindendir.

Yorum için teşekkür ederim.

aysema dedi ki...

Sevgili Emrah Atik,
İyi okumalar. Geç olsun da güç olmasın...

Bugün Aydınlarımız BİR NUMARADALAR. Ben gidemedim, ama tüm yüreğimle yanlarındayım. Evet ATATÜRK BİR NUMARA... TÜRKİYE'DE DE DÜNYA'DA DA BİR NUMARA. VE HEP ÖYLE KALACAKTIR. BU BÖYLE BİLİNE!..

aysema dedi ki...

Umut var Sevgili Zihni, umut var...

aysema dedi ki...

Sevgili Zeugma,

Bütün dertleri geniş kitleleri uyutmak. Onlar uyanırsa arkalarına bakmadan kaçacaklarını biliyorlar.

Bu mücadele karanlıkla aydınlığın mücadelesi.Herkesin sabrı taşmış durumda. Hukuk dediler, bekledik. Hukuksuzluğu görmeyeceğiz sandılar. Yurtsever gerçek hukukçulara (YARSAV) saldırmaya kadar getirdiler işi...Bilim insanlarına, aydınlara, öğretim görevlerine yöneldiler. Eğitimsiz kişileri eğitimin tepesine oturttular... Ama gidiciler.