12 Nisan 2009 Pazar

ÖKÜŞNE

http://okusne.com/anasayfa/images/stories/easygallery/resized/13/1219591375_okusne%20018.jpg



Ayda bir kez öğretmen arkadaşlarımızla buluşuyoruz. Her seferinde farklı bir mekanda toplanıyoruz. Böylece yaşadığımız yerdeki güzellikleri tanıma olanağını buluyoruz. Bu kez Öküşne Köftecisinde buluşmaya karar vermiştik.

Dün bilgisayarda yazımı bitirdim, on beş dakika içinde hazırlandım ve koşarak evden çıktım. Arabayla beni almaya gelmişlerdi. Yeni geldikleri için bekletmemiştim. Zamanlamam iyiydi yani.

Hoş beş ederek yola koyulduk. Öküşne biraz şehrin dışında. İstanbul yolu üzerinde. Tıp Fakültesine yakın. Penceresinden bakınca yukarıda fotoğrafını yayınladığım manzarayı görüyorsunuz. İki yeşil dağın arasında, mavi deniz. Burası Ökişne. Köfteci adını buradan almış.

Neyse köftelerimizi , piyazımızı yedik. Üstüne de ekmek kadayıfını... Yarım porsiyon yedim ben. Görüyorsunuz artık dikkat etmeye başladım. Akşama bir şey yemem artık, diye de düşündüm!

Bol bol sohbet ettik arkadaşlarımla, bol bol da memleketi kurtardık. Bir de bol bol çay içtik. Güzel bir gün olmuştu. Eve kadar da bıraktı arkadaşım. Onunla vedalaştıktan sonra gözüme bizim araba ilişti. Bana alaysı bir ifadeyle bakıyordu. Herkes arabasını nerelere götürüyor, ben burda tembel tembel bekliyorum, der gibiydi. Ayrıca otomatik dedim, diye de bir kırgınlık hissettim, ama fazla üzerinde durmadım. Çünkü milli piyango bileti almayı da unutmuştum, loto-toto ,neyse adı, onlardan da oynamamıştım.Şimdilik böyle bir olasılık yoktu yani!

Kapının anahtarını çevirirken eşim aradı, "Akşam annemlere gidelim mi? Yemeğe çağırıyor." dedi. Zaten ben de gidelim, diyecektim, olur, dedim. Hem tok karnına yemek hazırlamaktan da kurtulacaktım.

Gittik, akşam da oraya. Tarhana çorbası, kara lahana dolması ( Kayınvalidem mancar dolması diyor.) , bir de zılbıt (bir çeşit ot yemeği ) pişirmiş. Hepsi birbirinden lezzetli, durulur mu? Artık rejime pazartesi başlarım.

Cumartesi mola verdim. Pazar ve pazartesinin programları da yapıldı, yine dışarlardayım anlayacağınız. Bir başladım, pir başladım...


18 yorum:

Savaş Çocuğu dedi ki...

efendim ne gerek var rejim felan :) siz yemenize bakın. hem madem bu kadar guzel yerlerı zıyaret edip temız havayı içinize cekıyorsunuz. Sanmam yedikleriniz dokunsun :) kayınvalidenızınde ellerinden öpüyorum en sevdıgım yemeklerdendır mancar dolması :) sevgıyle kalın

sufi dedi ki...

Aysemam;
Çare; yediklerinin bir kısmını imgesel olarak bizlere, bir kısmını açlara yollaman... O zaman insan kilo almıyor.Ben de de ne çareler varmış değil mi?

Elif..den dedi ki...

Temiz hava bol gıda gibisi varmı...
Rejim için kendine o gün tatil verseydin be canım...
Sonra yine devam ederdin...
Neyse senin için güzel bir gün olmuş ne mutlu...

aysema dedi ki...

Sevgili Savaş Çocuğu,

Ben aslında çok yiyen biri değilim. Ancak hareketsizlik yaramıyor bana. Zaten yediğimiz inegöl köfteler de krize kurban gitmiş. Sayıları aynı, ama boyları iyice küçülmüş. Tatlıyı yarım porsiyon aldım.

Kayınvalidem dolmayı çok güzel yapıyor. Yeme işini orada abarttım. Onun adına teşekkür ediyorum.

aysema dedi ki...

Sevgili Sufi,

Ne demek, hemen gönderiyorum. Afiyet olsun efendim.

Açlara yemek göndermek yerine yardım yapmak en iyisi galiba. Balık tutmayı öğretmek daha da önemli. Keşke sosyal devlet olsak, yardım kuruluşlarına güvenebilsek... O zaman ülkemizde aç insan kalmazdı. Yardım adı altında topladıkları parayla koca şirketler kuruluyor.

Sevgiler...

aysema dedi ki...

Sevgili Elif,

Rejim değil de biraz dikkat etmek diyelim. Hem pazartesine erteledim.

Sevgiler...

Prima Rima dedi ki...

maşallah maşallah:)
iyi gezmeler...

uykusuz dedi ki...

ne balık vardır o denizde :))

aysema dedi ki...

Çok teşekkür ederim PrimaRima...
Sevgiler.

YesilErik dedi ki...

Ne guzel bir yer burasi.

aysema dedi ki...

Sevgili Uykusuz,

Bilinçsiz, aç gözlü insanlar yüzünden artık eskisi kadar balık kalmadı ne yazık ki...

aysema dedi ki...

Sevgili Yeşil Erik,
Hoşgeldin.

Gerçekten çok güzel. Sadece burası değil, yurdumuzun her köşesi birbirinden güzel. Ama ne yazık ki yeterince değerini bilemiyoruz.

cinar dedi ki...

Ay manzara süpermiş ya. Başka bir yerlerden alıntıdır falan diye düşünmüştüm. Köftecinin manzarası diye okuyunca gözlerim fal taşı gibim açıldı :)) Hala böyle yerlerin olması güzel.
Zılbıta da bayılırım. Şöyle sucuklu-yumurtalı. Bizim buralarda hodan diyorlar bir de zılbıta. Mancara da mancar :))

uykusuz dedi ki...

İnsanların ruhunda vardır Aysema, bilinçlenmemiş bir toplumda cahil insanları nasıl suçlarız? Bu ülkenin 3 tarafı deniz, deniz bakanlığı yok.
Trole gırgıra sorumsuz izin veririz, aha daha 3 gün önce av yasağını ertelediler, bu sene cok soguk yapmıs balıkcılar balık yakalayamamıs, av yasağının ertelenmesi ucuz balık demekmiş, mantığa bakarmısın?
Kendinden haberi olmayan bir hukumet, hergun bataga saplanıyoruz

aysema dedi ki...

Sevgili Çınar,

Yazın çok daha güzel oluyor buralar. Denize de giriliyor. Zonguldak'ın manzarası çok güzel. Dağ,deniz ve yeşilin her tonunu içeren ağaçlar...Her köşesi ayrı güzel inan...

aysema dedi ki...

Sevgili Uykusuz,

İşlerine gelince, av yasağını da ertelerler, hukuka güvenmedikleri için dokunulmazlıkları kaldırmadıklarını söylerler, hatta en komiği FAY HATTININ YERİNİ DEĞİŞTİRİRLER...

Deniz Bakanlığı da yok, denizden yeterince yararlanma da yok.

Kısa sürede köşeyi dönerken milletin tutunduğu dalları bir bir kırıyorlar...

therru dedi ki...

ne kadar güzel bir yerde yaşıyorsunuz aysema hanım, istanbulda böyle bir yer yok malesef. ağva şile deniyor sözde ama yanına yaklaşamaz şehrinizin güzelliklerinin.
sevgiler

aysema dedi ki...

Sevgili Therru,

Manzaramız gerçekten çok güzel. Ancak İstanbul dünyanın en güzel kenti. Çok güzel yerleri var. Kızım Çamlıca'ya götürmüştü, oraya da oradan görünen İstanbul'a da bayılmıştım. Ayrıca Boğaz'a, Fenerbahçe'ye,kısaca İstanbul'un her köşesine hayranım.Ayrıca orada çocuklarım yaşıyor...

Sevgiler...